Ana yemekler

Vegan Kokoreç: geleneksel bir yemeğin etik yorumu

Tofu, sivri biber, domates ve bol baharat ile hazırlanan vegan kokoreç tavada pişiyor

Hazırlama: 5 dk

Pişirme: 10 dk

Zorluğu: kolay

Porsiyon: 2 kişilik

Maliyet: düşük

Hemen tarife gitmek için buraya tıkla

Vegan kokoreç neden orijinalinden daha iyi?

Vegan kokoreç vegan olmayanların da tercihi, zira orijinal kokoreç, ancak çok sağlam bir mideye sahip olanlara hitap ediyor. Kolay değil ya, her ne kadar kömür ateşinde pişirilse de, en lezzetli baharatlarla harmanlansa da kokoreçin ana maddesinin koyun ve kuzu bağırsağı olduğunu unutmak zor. Bu ikilemde ülke olarak yalnız değiliz: Yunan komşularımızın da bir kısmı Kokoretsi adıyla satılan ve bizimkine ismi gibi içeriği ile de çok benzeyen bu streetfood harikasını afiyetle yerken, geri kalanlar başlarını çevirmekle yetinirler. Kökleri çok eskiye dayanan bu tip geleneksel yemekler – öyle ki Homeros’un İlyada’sında kokoreçe çok benzeyen bir yemeğin tarifine yer verildiği dahi görülmekte – “hassas” insanların midesini bulandırıyor olsa da, aslında atık olarak değerlendirilebilecek parçaların geri dönüştürülmesine ve yeniden değerlendirilmesine olanak sağlıyor olmaları açısından sürdürülebilir mutfakların önemli müttefikleri; zira entansif hayvan yetiştiriciliğine duyulan ihtiyacı azaltma potansiyeli ile mükemmel bir çözüm sunmaktalar.

Ama kokoreç yemeyenler grubunu her gün daha kalabalıklaştıranlar nedenler sadece hassaslıktan kaynaklanmıyor. Zira, ‘ısırmak’ istediğimiz lokmanın önceki içeriğinden kaynaklanan psikolojik engelin üstesinden gelinebilse bile, hayvan refahına yönelik gitgide artan farkındalık sayesinde, genelde süt kuzularından yapılan kokoreçi yutkunmak daha da zorlaşıyor.

Yukarıda sıralanan olumsuzluklara gıda bilincine sahip olan kesimin gıda endüstrisine, özellikle hayvan yetiştiriciliği endüstrisine yönelik olan güvensizliğini de ekleyin. İthal veya yerli pek çok besi hayvanının nasıl beslendiği, antibiyotik, hormon ve diğer pek çok ilaçla kısa zamanda kesime hazır hale getirildiğini az çok hepimiz biliyoruz.

Kısaca, gerçekten geleneksel olan bu tip zor lezzetlerin unutulmaya mahkum olmaları kaçınılmaz görünüyor.

İşte bu yüzden, kokoreçin gelecek nesillere aktarılması için ona bir şans daha verecek; aynısı olmasa bile orjinali ile son derece güçlü bir benzerlik yakalamayı başarmış bir lezzeti, zulüm ya da mide bulantısı barındırmadan canlandırmak istedim ve ortaya bu tarif çıktı: vegan Kokoreç. Bu tarifimi mevcut et alternatifleri ile gerçekleştirebilirsiniz, örneğin tofu (füme veya doğal), tempeh, seitan, soya eti (kuşbaşı) ve istiridye mantarı kullanarak.

Dürüst olmak gerekirse benim gözdem tempeh ile yapılanı, ancak maalesef yaşadığım yerde kolay bulamadığımdan diğerlerini de beğeniyle kullanıyorum.

Hangi çeşidi seçerseniz seçin, bir şeyden emin olabilirsiniz: tabağınızda protein açısından zengin, çok lezzetli, çok sağlıklı, ucuz ve her şeyden önemlisi etik bir yemek bulacaksınız. Bu nedenle, bu tarifle de CHEteryan diyetinin ilkelerine %100 riayet edilmektedir. Ayrıca, aslında etsiz bir yemek olmasına rağmen, toplumda yaygın olan görüşün aksine, tadınca siz de onun ne kadar ihtişamlı olduğunu fark edeceksiniz. 

Enfes bir vegan kokoreç için gereken malzemeler

  • 300 gram tofu veya 400 gram istiridye mantarı veya ikisinin karışımı
  • 6-7 sivri biber
  • 2-3 olgun domates
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • Tuz
  • Acı kırmızı biber (isteğe bağlı, ama kokoreç vegan da olsa acısız olmaz derim)

Kolay bir vegan kokoreç hazırlama adımları

Bu Vegan Kokoreçin bir efsane oluşu, sadece şaşırtıcı tadından değil, aynı zamanda pratikliğinden de gelir: gerçekten de zamanı kısıtlı olanlar için ideal bir tarif. Yemeğinizi hazırlamak için sadece 10 dakikanız varsa, bu tarif sizin için; daha uzun sürmesi imkansız.

Step 1. Önce, sivri biberleri ince ince dilimleyin ve orta ateşte yapışmaz bir tavada yağla pişirmeye başlayın.

Step 2. Tofu yerine mantar kullanacaksanız veya ikisini beraber pişirmek isterseniz şimdi mantarları temizleyip küçük küçük dilimleyin ve biberle birlikte soteleyin.

Step 3. Bu arada tofuyu da küp küp kesin ve yaklaşık 3 dakika sonra biber ve mantarlar biraz yumuşayınca tavaya ekleyin.

Step 4. Yanmalarını önlemek için tahta kaşıkla karıştırmaya devam ederken, domatesleri kabuklarını soymadan doğrayın – likopenin çoğu domates kabuğunda bulunur ve güçlü bir antioksidan olmasından ötürü mevcut likopenin tümünü elde etmeye gayret etmeliyiz. Yaklaşık 3 dakika sonra küp doğranmış domatesleri tavanın içeriğine ekleyin.

4 dakika daha kaşıkla çevirmeye özen gösterip, yüksek ateşte pişirmeye devam ederken baharatları ve tuzu koyun.

Söylemeden geçemeyeceğim bir konu daha var: tariflerimin düşük yağ içeriği. Eğer siz de benim gibi “yağ tabakasını kontrol altında tutmak” isteyenlerdenseniz, tavsiye ettiğim miktarlarla yetinmeye çalışın; etik ve sağlıklı olalım derken bir de fazla kilolarla savaşmaya lüzum yok. Ama kilo sorununuz yoksa, yağ miktarını iki katına çıkarırsanız elbette çok daha tatminkar bir gastronomik deneyim yaşayacağınız bilin.

Ekstra tavsiye

Tofunun tadını sevmiyorsanız, çoğu zaman, bu onun gerektiği bir şekilde nasıl hazırlanacağının bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu makaleyi kesinlikle okumalısınız. Tofudan uzak duranların iyi bildiği acımsı tadın basit bir yöntemle azaltılabileceğini söylesem, onu yeniden dener miydiniz? Her şeyden önce, tofu bloğunun içinde tutulan sıvının dışarı çıkmasını sağlamalısınız. Bunu gerekleştirebilmek için onu, iki mutfak havlusu arasına yerleştirin ve iki ağır doğrama tahtası veya tabak arasına sıkıştırın. Şimdi üzerine bir ağırlık koyun, 5 litrelik bir su kabı ve benzeri yeterli olacaktır. Bu prosedürü yapmak zorunda değilsiniz, ama tofunun içinde ne kadar su olduğunu görünce çok şaşıracaksınız; ayrıca tadını nötralize etmeye hizmet edeceğinden yapılması son derece faydalı olmaktadır

Et tüketimini azaltmanın (veya sonlandırmanın) neden önemli olduğunu keşfetmek için

Akıllı eşleştirmeler

Vegan kokoreçinizi bol limonlu zengin bir salata ve biraz ekmek ile birlikte yiyin. Limon ve taze salatadaki C vitamini, tofudaki heme olmayan demiri daha verimli bir şekilde absorbe etmenize yardımcı olacaktır (*).

Kokoreç büfelerinde yapılanlar gibi, ekmeğinizi hafif ızgara edip üzerine baharat eklerseniz, ekmeğin glisemik endeksini azaltırken, yemeğinizin lezzetini daha da artırmış olursunuz. Acıyı fazla kaçıranların, eğer vegan değillerse, kokoreçin yanında ayran veya yoğurt tercih etmeleri önemle tavsiye olunur.

kızarmış ekmek dilimi üzerinde vegan kokoreç bir tabakta marul salatası, domates ve vegan mayonez ile servis ediliyor

Hepinize iyi devrimler ve vegan kokoreçinizin tadını çıkarın

Kaynakça
(*): Teucher B, Olivares M, Cori H. (2004). Enhancers of iron absorption: ascorbic acid and other organic acids. International Journal of Vitamin and Nutrition Research 74(6):403-419

Çalışmalarımın önemli olduğunu düşünüyorsanız, desteğinizi esirgemeyin:

katkınız küçük de olsa Devrimi ileriye taşımak için esastır.
Teşekkür ederim

İlginizi çekebilir:

2 thoughts on “Vegan Kokoreç: geleneksel bir yemeğin etik yorumu

  1. Uğur dedi ki:

    Vegan kokoreçi istiridye mantarıyla da denemiştim. Bu tarifi de denedim. Çok lezzetli oldu. Tofu gerçekten bir şans 🙂

    1. Başak dedi ki:

      Beğendiğinize çok sevindim Uğur Bey,
      istiridye mantarı ile ilgili düşüncenize katılıyorum, zaten bir yemeğin lezzeti önemli oranda içine eklenmiş baharattan kaynaklanıyor.
      O halde ne mutlu bize!
      Güneşli ve keyifli bir pazar dilerim
      Başak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir