Ekonomik, Sağlıklı ve Etik
BESLENME

BİR ÜTOPYA DEĞİL!

Başak Bartu CHE Food Revolution sitesinin kurucusu, gıda mühendisi

Herkes için sağlıklı ve sürdürülebilir bir beslenme mümkün. Bu sayfada, size bir servet harcamadan sağlıklı, lezzetli, etik açıdan sürdürülebilir gıdaların nasıl seçilebileceğini, satın alınacağını ve pişirileceğini öğrenmek için gerek duyabileceğiniz pratik ve bilimsel dayanaklı tüm araçları sağlayacağım.
Ayrıca, hata yapmanızı engellemek üzere, beslenmeyi ilgilendiren her konuda sürekli güncellemeler yapacağım

Ve Devrim başlasın!

Sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme

Kesinlikle mümkün! Ama sadece organik yemek ile olmuyor. Tüm bilmen gerekenler CheFoodRevolution'da seni bekliyor.

Sağlıklı beslenme bir lüks değil

Herkes için! Burada öğreneceklerinizle dar bütçeliler de sağlıklı beslenebilecek.

Ağız tadından vazgeçmeden fazla kilolardan kurtulmak

Rüya değil! Gerekli tüm besin öğeleri, enfes lezzet garantisi ile CHEFoodRevolution'ın fit tariflerinde sizleri bekliyor.

Ben kimim

Adım Ayça Başak BARTU, HACCP Gıda Güvenliği konusunda uzmanlaşmış bir gıda mühendisiyim.

Yiyip içtiklerimiz sağlığımızı birebir etkiliyor; ancak sağlıklı olabilmek için sadece yediklerimize dikkat etmek yetersiz: zehirle dolu bir dünyada sağlıklı olmak mümkün mü?

  • Beslenme modellerini sürdürülebilirlikleri açısından değerlendirerek araştırdım, zira insan sağlığı yeryüzünün sağlığından ayrı tutulamaz.
  • Hedefim, çözümün parçası olmayı birinci planda tutarak, sağlıklı ve sürdürülebilir bir beslenmeden ibaret bu Devrimin parçası olabilmeniz için, tüm bilgilerimi sizlerle paylaşmak.
AÇIKLIK GETİRELİM

"CHE MANİFESTOSU"

Size 3 hedef için 3 kelime sunuyorum:

Cheap (Hesaplı), Healthy (Sağlıklı), Ethical (Etik)

cheap
CHEAP

Herkesin iyi beslenmeye hakkı vardır!

Oysa, hepimiz tam tersini düşünmeye şartlanmışız: dengeli beslenebilmek için zengin olmak gerekir. Yanlış.

En uzun ömürlü kişiler, dünyanın ücra köşelerinde, zenginlikten ve şatafattan bihaber yaşıyor. Ekonomik bir şekilde sağlıklı beslenebilmek için, gereksinim…

devam et

…duyacağımız iki şey organizasyon ve disiplin. Size dengeli beslendiğinizde mutfak masraflarınızın artmayacağını, tam tersine azalacağını ispat edeceğim. Benim 2 kişi için gıda alışverişim 10 yılı aşkın bir süredir ayda yaklaşık 1300 TL tutuyor: (günümüz kuruyla yaklaşık 200 Euro’ya tekabül ediyor) bu da günde 50 TL’den az bir bütçe ile sadece yüksek kaliteli ürünlerden oluşan kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği, su, çay, kahve, atıştırmalıklar, meyve, sebze ve arada bir olmak kaydıyla şarap ve bira gibi ekstraları da satın alabilmeye izin veriyor. Bunun nasıl mümkün olabileceğini, üstelik mutfakta saatler geçirmeden nasıl yapılabileceğini detaylarıyla açıklayacağım.
1300 TL bazılarınıza çok az, bazılarınıza fazla gelecektir. Ancak, değerlendirmelerinize lütfen benim ve eşimin bu tutara, sadece Türkiye’de yaptığımız harcamalar ile ulaşmadığımızı da ekleyin. Yaptığımız seçimler doğrultusunda, yılın 6 ayını Türkiye dışında, Orta İtalya, Portekiz ve Yunanistan gibi çok pahalı olmayan, ama yine de birer Avrupa ülkesi olmaları nedeniyle, Türkiye’den çoğu kez daha masraflı olan ülkelerde geçiriyoruz. Bu da ister istemez ortalamayı yukarıya çekmekte. O halde size 2 kişinin mutfak giderlerini karşılamak için ayda en fazla 1300 TL harcayacaksınız desem, denemek ister misiniz?

healthly
HEALTHY

Bu beden bizim tapınağımız!

Doğru söze ne denir, ama en son ne zaman bedeniniz için sorumlu bir şey yaptınız? Pek çoğumuz için, sağlıklı olmak için yapılması gerekenler, rutin doktor kontrollerine gidip, doktorun yazdığı reçetelere harfiyen riayet etmekten öteye gitmez. Masalardaki sürdürülemez bolluk hepimizi kör etti ve en saçma davranışları bile normalleştirdi. Ama bu gidişi durdurmak mümkün...

devam et

…aynen hastalıklarımızı tedavi etmek için, bizi asıl hasta eden yaşam tarzımızı değiştirmek yerine, kendimizi ilaçlara ve sadece hastalıkların belirtilerini gidermeye yarayan bir yaklaşıma emanet ederek, yaptığımız yanlış davranışlar gibi. 2012 yılında 17.5 milyon kişinin kalp-damar hastalıkları nedeniyle can verdiği varsayılıyor, bu rakam bir başka deyişle tüm dünyadaki ölümlerin %31’ine tekabül ediyor(1). Bu “hastalıklı refah” içinde geçen 35 yılda (1980 ve 2014 yılları arasında) tüm dünyadaki şeker hastalarının dünya nüfusuna oranı, %4.7’den %8.5’e yükseldi(2). Bugün tüm dünyadaki 2 milyardan fazla kişi aşırı kilolu olarak tanımlananlar arasına girmişken ve bunların 700 milyonu ise obezlik eşiğini aşmış halde(3). Elbette ki, kalp damar hastalıklarının ve metabolik rahatsızlıklar olarak tanımlanan tüm diğer sağlık sorunlarının, kötü beslenme ve hareketsiz bir yaşam biçimi ile doğrudan ilişkili oldukları tartışılmaz bir gerçek.
Uzun lafın kısası, aşırı ve kötü besleniyoruz.
İşte bu yüzden yediklerimizin miktarını azaltıp, kalitesini arttırmalıyız: bu, uzun ve sağlıklı bir hayat sürebilmek için yapmamız gereken tek şey. Nasıl yapılacağını anlamanız için hep yanınızda olacağım.

ETHICAL

Biz bu dünyanın sahibi değiliz!

Doğduğumuzdan beri bize söylenenin tam aksi, değil mi? Biz bu dünyanın sahibi değiliz, onu gelecek nesillerden ödünç almışız. Tüketimciliği referans model olarak almayı kabullendiğimizden beri, ne kendi geleceğimiz ne de bizden sonrakilerin ve hatta milyonlarca yılda oluşmuş rezervlerini tüketirken gezegenimizin geleceği için…

devam et

…en ufak bir endişe duymaksızın, bunu, her bir alışkanlığımızın taşıyıcı sütununa büyük bir marifetle uyguladık. Dünya, sorumsuzca yürütülen insani faaliyetler nedeniyle can çekişiyor. Çiftçilerin, binlerce yıllık tarımsal geleneklere sırt çevirmeleri istendiğinde, gözlerimizi kapattık; gerçek lezzetleri “sahteleriyle” hiç soru sormadan takas ettik; adına konvansiyonel -geleneksel, yaygın olarak kullanılan anlamına gelen- dedikleri endüstriyel tarımın, aşırı miktarda gübre, aşırı miktarda pestisit, aşırı sulama, aşırı mekanizasyona dayalı oluşundan, sunmakta olduğu rekabetçi fiyatlar ve her zaman hayalini kurduğumuz bolluğu masalar taşıyabilmesi nedeniyle, hiç mi hiç rahatsızlık duymadık. Aynı şey, aynı sebeplerle, hayvan yetiştiricilerine de dayatılmaya başlandığında, biz yine seyirci kalmaya devam ettik. Az ama sağlıklı olanı, “gerisi-kimin-umurunda” diyerek, çok ile değiş tokuş ettik. Hayvan çiftlikleri toplama kamplarına dönüşürken ve burada tutulan hayvanlar çoğu kez kısa hayatları boyunca bir gün bile güneş yüzü görmeden, yiyeceğe dönüşecekleri günü beklerken, yeter ki hafta sonu doyasıya bir mangal yapıp yiyebilelim diyerek hiçbirimiz kılımızı kıpırdatmadık. Sadece 40 yıl içinde, bu mesuliyetsiz uygulamalar yüzünden, su kaynaklarımız azalıyor, toprağın verimliliği sürekli tekrarlanan kimyasal muameleler nedeniyle zarar görüyor, soluduğumuz hava ve içtiğimiz su tüm bu sıralanan hataların kalıntılarını taşıyor. Tüm bunların üstüne bir de, bize “düşük fiyatlı bolluk” sağlamaları için sömürdüğümüz üçüncü dünya ülkeleri halklarına yaptığımız haksızlıkları eklemeliyiz. Tarım arazisi açabilmek için yakılan ve yok edilen ormanlar bünyelerinde, biyolojik çeşitliliğin de ötesinde pek çok yerel halk barındırıyor.
Benim yüreğim artık bunlara elvermiyor, eğer benimle aynı fikirdeyseniz hangi yolu izlemek gerektiğini en anlaşılır haliyle tarif edeceğim.

Ve işte Devrim!

DEĞİŞİMİN PARÇASI OLALIM

Eminim, geleceğimizi tehdit eden bu sorunlarla ilk kez karşılaşmıyorsunuz, aynı tüm bunlar karşısında kendinizi ilk defa çaresiz hissetmediğiniz gibi

Hep, ilk adımı başkaları atsın diye bekliyoruz; ancak adım atması gereken karar vericiler, yetki sahibi liderler sessizliği tercih ediyor. Onlar susarken, her geçen gün ise bizi o uğursuz 2050 yılına daha da yakınlaştırıyor. O tarih niye mi uğursuz? Çünkü eğer beklentiler doğru çıkarsa -ki herşey bunu doğruluyor; dünya nüfusu 10 milyara yaklaşmış olacak. Kalan hammadde rezervlerini, artık büyükler sofrasına oturmak isteyecek, nüfusları gitgide artan üçüncü dünya ülkeleri halklarına da pay etmeye kalkışacak olursak, durum tamamen sürdürülemez bir hal alacak ve sadece bir mucize hepimizi besleyebilecek. Tarım endüstrisinin, çok uluslu ve tekelleşmiş kuruluşlarının açlığı bitirme vaatleriyle planladıkları uygulamalar, bize sadece aldatıcı bir güvenlik aşılıyor.
İşte bu yüzden gerçekten dünyayı değiştirmek istiyorsak, önce kendimizi değiştirmeliyiz: kimsenin elimizden alamayacağı bir güce sahibiz, farkındalık. Ne yediğimiz konusunda bilgi sahibi olmayı seçelim. Bunu yaparken de sakın korkmayın, burada kimse, siz istemedikçe, sizden vejetaryen veya vegan olmanızı beklemiyor.

ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLALIM

Çözüm, tek bir yoldan geçmiyor ve herhangi bir etiket de taşımıyor, zira kalıcı olabilmesi için herkesi kendi kapasite ve olanakları doğrultusunda kucaklayabilmek zorunda. Hayvansal ürünleri beslenmelerinden çıkaranlara saygım sonsuz, ama hedefim %1’lik bir kitleyi %2’ye çıkarmak değil: %90'lık kitlelere ulaşıp, onları biliçlendirebilmek; felsefem kimseyi arkada bırakmamak üzerine dayalı, çünkü geleceğimizi iyileştirmek için harcanan her emek kutsal.

Değişim herkesi, şimdi kapsamalı, yarın çok geç olabilir.

Dolayısıyla sorunun değil de çözümün parçası olabilmek için, bireysel olarak yapabileceklerimize odaklanmalıyız. Yaşamlarımızı 360° değiştirebilmek için yerine getirebileceğimiz eylemlerin sonsuz olduklarına inanıyorum; elbette alışkanlıkları yıkmak hiç bir zaman kolay değil, ama bir düşünün sofraya biraz farkındalık koyabilsek ne kadar çok şey elde edebiliriz.
Eğer bana katılmak isterseniz, yaşam tarzınızı ve gezegenimizin geleceğini iyileştirmek yolunda size yardımcı olacak her türlü bilgiyi paylaşacağımı garanti ediyorum.
Değişim sadece bize bağlı

ecology-solution
CHE GIDA DEVRİMİNE BAŞLAMAK İSTER MİSİN?

İŞTE TÜM GEREKLİ ARAÇLAR

Buradan başla

educazione alimentare banner
1.

GIDA BİLİNCİ

Tükettiğimiz gıdalar hakkında bilgi sahibi olman gereken her konuda yanında olacağım

2.

CHETARYEN DİYET

Devrimi nasıl harekete geçireceğimizi gösteren beslenme planı

guide approfondimenti banner
3.

REHBERLER & KİTAPLAR

Beslenme konusunda önem taşıyan konuları mercek altına koyduğum bölüm

4.

C.H.E. YEMEK TARİFLERİ

Enfes, kolay yemek tariflerini ekonomik, sağlıklı ve etik olmaları için tasarladım

CHE GIDA DEVRİMİNE KATILMAK İSTER MİSİN?

EN SON TARİFLERİM

içinde gerekli malzemeler, pişirme ve hazırlama süreleri ve hazırlama adımları ile ana malzemeler hakkında bilimsel dayanaklı bilgiler bulacaksın

PDF - EPUB

Önüne geçilemez et açlığımız

Tarım ve gıda endüstrisi çevre kirliliğinin ve atmosferik sera etkisinin ana nedenlerinden biridir. Bu tartışılmaz gerçekten başlayarak, bir gıda mühendisi olan yazar, yeme alışkanlıklarımızın zaman içinde nasıl evrim geçirdiğini, bu noktaya nasıl ve neden geldiğimiz hakkındaki etkenleri, çiğ ve şok edici bir açıklıkla gözler önüne seriyor: özellikle et ve hayvansal ürünlerin aşırı tüketimini körükleyen, gıda bolluğunun insanları kendine tutsak etmesi şeklinde özetlenebilecek gidişatın nasıl sonlandırılacağı konusunda çözüm üretme gayesini ön planda tutarak.

YORUMLAR

Hakkımda Söyledikleriniz

Mesajlarınız ve yorumlarınız için teşekkürler

Daha fazlasını öğrenmek mi istiyorsun?
Burada BULACAKLARINI aşağıda sıralıyorum:

🌱Sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme için faydalı ipuçları

🌱Hesaplı ve kolay tarifler

🌱Ücretsiz indirebileceğin PDF’ler

🌱Rehber kitapları satın almak için indirimler

🌱Sadece abonelere özel hediyeler

🍅 Abone olur olmaz indirebileceğin bir PDF!

Ayça Başak BARTU

Gıda Mühendisi ve CHE Food Revolution sitesinin kurucusu

SOSYAL MEDYADA MISIN?

Beni INSTAGRAM'da takip et

Eğer istersen, sosyal medyada temas kuralım!

Summary
Sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme: bilmeniz gereken her şey
Article Name
Sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme: bilmeniz gereken her şey
Description
Ekonomik ve etik bir profil altında sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme: kendimizi ve gezegenimizi kurtarmak için tam bir devrim
Author
Publisher Name
CHE Food Revolution
Publisher Logo