Evde Yulaf Sütü Yapımı: hesaplı, lezzetli ve “sünmeyen” tarif

     

    Evde Yulaf Sütü Yapımı

     

    Öncelikle başlığı düzeltmeliyim: zira mevzuata göre “Evde Yulaf Sütü yapımı” yerine “Evde Yulaf İçeceği yapımı” diye adlandırmalıyım.

    Evde Soya Sütü Yapımı” tarifimde belirttiğim üzere, yulaf sütü kullananlar bu ürünü satın alırken inek sütü ile karıştırdıkları için almıyorlar. Yulaf sütünü tercih etmenin sebepleri çok çeşitli: örneğin benim tercihimin temelinde yiyecek seçimlerimde daha etik olmayı istemem bulunuyor.
    Yulaf, soya fasulyesi kadar protein, demir ve kalsiyum açısından zengin değildir; bu nedenle daha çok hafif ve hoş tadı nedeniyle tercih edilir. Bunun dışında, mineral tuzlarını (fosfor, magnezyum, çinko), tiamin (Vitamin B1) ve diyet liflerini (hem çözünmez, hem de çözünür olanlar gibi), özellikle de yulafa “hem kolesterolü(1) hem de glisemiyi (2) azaltabilen bir gıda” sıfatının verilmesini mümkün kılan beta-glukanları bol miktarda bulundurur.
    Bu nedenle yulaf tüketmenin sağlığa çok iyi geldiğini söylemek hiç de yanlış olmaz.
    Sağlığa faydalarının yanı sıra, evde yulaf sütü yapımı işine girişmek beraberinde, kanımca oldukça önemli olan başka bir avantaj da getiriyor: bütçe dostu olması. Halihazırda yulaf ezmesi kullananlar, organik olanın tercih edilmesi halinde dahi, fiyatının son derece uygun olduğunu bilir: organik yulaf ezmesinin fiyatı, yarım kilo başına 20 TL’yi geçmez. Bu hoş özellik, yulaf ezmesi süte dönüştürüldüğünde önemli ölçüde artar ve bazen litre başına 30 TL’ye yaklaşır.
    Birazdan göreceğiniz gibi, bir litre ev yapımı sade yulaf sütü elde etmek için sadece 100 gram yulaf ezmesi kullanmak gerekiyor; malzemelerin geri kalanının sudan oluştuğu gözönüne alındığında maliyetin asla litre başına 4 TL’yi geçmeyi açıktır.
    Dürüst olmak gerekirse, üretim aşamaları oldukça kolay olmalarına rağmen sonucun, endüstriyel olarak üretilmiş olandan farklı (ne yazık ki olumsuz olarak) olabileceği konusunda sizi uyarmalıyım. Ancak bu sayfada olduğunuza göre, işlevsel olmayan organoleptik tercihlerin, değerler skalanızın (sürdürülebilir, sağlıklı ve ekonomik olma gibi) en üst kademelerinde yer almadığına eminim.
    Bazı markalar kalsiyum karbonat (E170 olarak tanımlanır; asitlik düzeltici, topaklanmayı önleyici madde, renklendirici olarak kullanılır ve insan sağlığına zararsız olduğuna inanılmaktadır); kalsiyum trifosfat (E341 (iii) olarak tanımlanır; topaklanmayı önleyici bir ajan olarak kullanılır ve yüksek dozlarda kalsiyum asimilasyonunu bozabilir) veya gellan sakızı (E418 olarak tanımlanır; proteinleri süspansiyon içinde tutmak için / stabilize edici ajan olarak kullanılır ve yüksek dozlarda şişkinlik veya ishale neden olabilir) gibi katkı maddeleri içerirler; bu şekilde mükemmel yoğunluk ve akışkanlığa sahip, ısıdan etkilenmeyen üstün bir ürün elde edilmesi sağlanmış olur (evde yapılmış yulaf sütü, tam tersine, ısıtıldığında pıhtılaşmaktadır).
    Ve tabi bir de “salyalı” görünüm meselesi var.
     

    Ev yapımı yulaf sütü neden “salyalanabiliyor”?

    Bu fenomen, yulafın bileşiminde doğal olarak bulunan nişastanın jelatinleşmesinden kaynaklanır. Evde yulaf sütü yapımı ilk olarak yulafın ıslatılmasını öngörür; bu şekilde nişastayı oluşturan amiloz (amilopektin ile birlikte) ortamdaki suyu emmeye ve şişmeye başlar; daha sonra yulaf ezmesinin püre haline gelmesini sağlamak için blenderi kullandığımızda, bıçakların ısınmasının neden olduğu sıcaklık artışı (1-2 dakika veya daha fazla süre çalıştırılması durumunda), amilozun jelatinleşmesine ve salyalı veya ipliksi olarak tabir edilebilecek yeni bir özellik kazanmasına yol açabilir. Bu durumun engellenebilmesi için, yulaf ve pirinç gibi nişastalı bitkisel sütlerin endüstriyel üretiminde, nişastanın, amilaz ilavesiyle enzimatik bir reaksiyon yoluyla şekere dönüştürülmesi sağlanır: bu da kompleks karbonhidratların (amiloz) basit karbonhidratlara (glikoz) parçalanmasına izin verir. Yulaf sütünün ilave şeker içermemesine rağmen daha tatlı olmasının nedeni budur, oysa ev yapımı olanın keyifle içilebilmesi için şeker vb. eklenmesi gerekir. Söz konusu enzimlerin etikette belirtilmemesinin sebebi de, bunların işlem yardımcısı maddelerden olmaları nedeniyle, etikette beyan edilme zorunluluğunun bulunmaması yatar.
    Son olarak, bitkisel sütler uzun bir raf ömrüne sahip olabilmeleri için ısıl işlemden geçirilir (UHT); bu şekilde enzimler de bozunur ve nihai üründen kaybolur.

    Yukarıdaki işlemler bize her açıdan mükemmel bir ürün sağlar; tabi daha yüksek bir fiyata.

    Evde yulaf sütü yapımı esnasında karşılaşılabilecek bu olumsuzlukların önüne geçebilmek için (daha sonra açıklanacak) “bazı hilelere” başvurabiliriz; ancak enzim ve katkı maddeleri kullanılmadığında, sonuç endüstriyel ürün ile rekabet edemeyebilir. Tüm bu bilgiler ışığında, girişimcilerin sadece yulaf ve su içeren bu ürünü sıcak içmekten kaçınmaları gerektiğinin altını çizerim; tabi bunun yanı sıra sabahları su ve yulafa ayrışmış iki tabaka halinde bir sıvı bulacağınızı da bilmelisiniz (şişeyi sadece biraz sallayınca, tekrar bir bütün haline gelecektir).

    ayrışmış su ve yulaf tabakası


    Malzemeler (yaklaşık 0,8-1 L yulaf sütü için)

    100 gram yulaf ezmesi
    0.8-1 L çok soğuk içme suyu

    Tatlandırmak için

    Bir kaşık toz tarçın, veya 2 kaşık kakao veya keçiboynuzu unu veya bir vanilya çubuğu (hepsi isteğe bağlı)
    Bir tutam tuz (isteğe bağlı ama tadı gerçekten iyileştiriyor)
    Lezzet için doğal tatlandırıcı (isteğe bağlı pekmez, esmer şeker veya bal vb)
     

    Hazırlanması

    • Yulaf ezmesini bir süzgeç içine koyun ve safsızlıkları gidermek için akan su altında kısa bir süre yıkayın, ardından buzlu su (200-300 ml’den fazla olmayan) içeren bir kaba aktarın. “Sümüksü” etkiyi azaltmak için buz gibi soğuk su kullanılması tavsiye edilir!
      Oda sıcaklığında en az 30 dakika bekletin; ıslatma suyunda aktarılan suda çözünür anti-besin maddelerinin bir kısmını ortadan kaldırmak için onları genellikle 2 saat bırakıyorum (sümüksü etkiden korkuyorsanız, ıslatmayı maksimum 30 dakikayla sınırlandırın). Bir süzgeç kullanarak yulafı süzdürün. 

    suda bekletilen yulaf ezmesi

    Ev yapımı yulaf sütünün sünmemesi için püf noktası

    Sünmeyen bir yulaf sütü için, fazla ezilmiş ve hemen kullanıma hazır olan yulaf ezmelerini değil de biraz daha sert olup, daha uzun sürede pişenleri tercih etmelisiniz. Tabi ki yulaf unu, yulaf kepeği vs de bu işi için uygun değildir. İpeksi olması gereken bir içecek elde edebilmek için, kırık yulaf tarzı hammaddeler de kullanılmamalıdır

    • Daha sonra yulaf ezmesini bir blender ile pürüzsüz bir püre haline getirin; bunun için 200 ml buz gibi soğuk su ekleyin. Evde yulaf sütü yapımı şimdi onu blenderdan geçirerek püre haline getirmeyi gerektiriyor. Aroma veya şeker katmak istiyorsanız, şimdi tam sırası; ya da bunları servis ederken de ekleyebilirsiniz, fark etmez. İşte size blender kullanımıyla ilgili çok faydalı bir püf noktası: onu asla yarım dakikadan fazla kullanmayın, aksi takdirde daha önce açıkladığım gibi, içeceğiniz salyalanacaktır; ancak güçlü bir blenderınız yoksa, püre haline gelebilmesi için 30 saniyenin maalesef yeterli olmayacağını da bilmelisiniz.

    • Daha sonra, yulaf içeceğini okara olarak da bilinen posasından ayırmak için sıvıyı bir tülbent veya sıkı elekli bir süzgeç veya temiz bir mutfak bezinden geçirin. Posayı asla atmayın, köftelerinizi, keklerinizi veya yulaf ezmenizi vb. zenginleştirmek için kullanabilirsiniz.

    yulaf ezmesinin süzülmesi

    • Yulaf sütünün süzülmesini sağlamak için eğer bir torba/bez kullanıyorsanız ellerinizle torbayı “sağmalısınız”; veya süzgeç kullanıyorsanız hafifçe itmek için kaşık gibi bir alet kullanın.

    • Gerekirse elde edilen sıvıyı daha ipeksi hale getirmek için yeniden süzebilirsiniz. Yavaş yavaş buzlu suyun kalan kısmını (0.6-0.8 l) süzülmüş olan kıvamlı süte ekleyin, son yoğunluğa siz karar verin.

    • Artık ev yapımı yulaf sütü, buzdolabına aktarılmaya veya hemen içilmeye hazır.

    • Evde yulaf sütü yapımı işte bu kadar kolay, onu yapmak için şimdi hiçbir mazeretiniz yok
       

    Saklanması

    Ev yapımı yulaf sütü, ağzı sıkıca kapanan bir şişede ve buzdolabında tutulduğu sürece tazeliğini 5 gün civarı koruyacaktır.
    Hepinize afiyet olsun ve iyi devrimler

     

    Kaynakça
    1) Anne Whitehead, Eleanor J Beck, Susan Tosh, Thomas MS Wolever, Cholesterol-lowering effects of oat β-glucan: a meta-analysis of randomized controlled trials, The American Journal of Clinical Nutrition, Volume 100, Issue 6, December 2014, Pages 1413–1421, https://doi.org/10.3945/ajcn.114.086108
    2) Chen J, Raymond K. Beta-glucans in the treatment of diabetes and associated cardiovascular risks. Vasc Health Risk Manag. 2008;4(6):1265-1272. doi:10.2147/vhrm.s3803

     

    İlginizi çekebilir:

    Summary
    Evde Yulaf Sütü Yapımı: hesaplı, lezzetli ve "sünmeyen" tarif
    Article Name
    Evde Yulaf Sütü Yapımı: hesaplı, lezzetli ve "sünmeyen" tarif
    Description
    Yulaf sütü mükemmel bir bitkisel içecektir, lezzetli ve sürdürülebilir; işte onu kolayca evde yapmak için en iyi prosedür
    Author
    Publisher Name
    CHE Food Revolution
    Publisher Logo