Gıda Bilinci

Mutfakta plastik kullanımını nasıl azaltırız: 9 kolay adımda

Bir çöp kutusu içinde mutfakta kullandığımız plastik atıklar görülmekte

Mutfakta plastik kullanımını nasıl azaltırız: Giriş

Plastik bütçeyi zorlamadan, hijyen ve rahatlık sunarak yaşam kalitemizi arttırmak amacıyla hayatımıza girmişti.
Gerçekten de “karabasan” tarzı varlığı olmasa, onu ‘muhteşem’ bir buluş olarak tanıtmaya devam ederdik. Maalesef plastik artık her yerde: karada, denizde, havada, içtiğimiz suda, anne sütünde ve son haberlere göre hatta kanımızda bile tespit edildi (bu makaleyi sonlandırırken, yeni bir çalışma [1] bu korkunç keşfi duyurdu; yani tehdit, tahmin ettiğimizden çok daha ciddi: zira plastik ile aramızdaki son bariyerlerin, yani hücre membranlarımızın da hiçbir koruma sağlamadığı aşikar.
Literatür (hala çok geç kalındığı görüşündeyim) geçen yüzyılın sonunda plastiğin olası saklanma yerlerini araştırmaya başladı ve her yeni keşif daha da korkutucu sonuçları ortaya çıkarıyor [2, 3, 4]; ve maalesef öğrenilenler plastik üretimi ve kullanımında somut iyileşmelere yol açmaktan çok uzaklar.
Aslında durum biraz “tavuk ve yumurta” arasındaki hangisinin daha önce doğduğuna ilişkin ikilemeye benziyor: plastik ağırlıklı olarak ithalat-ihracata dayalı tüketim çılgınlığı canavarını beslemek için mi üretildi yoksa tam tersi mi?
İşte bu kapsamda “kullan-at” terimi günlük kelime dağarcığımıza girdiğinden beri kendi mezarımızı kazmaktayız: çok kullanışlı, çok modern ve kesinlikle şeytani!

Daha bilinçli bireyler olmak ve çocuklarımıza korkunç yarınlar bırakmamak için plastik kullanımını nasıl azaltırız başlıklı yazımda 9 somut çözüm sunmak istedim.

Plastiğin çevreye zararı

Endüstrinin çeşitli sektörlerinde sunduğu geniş kapsamlı uygulanabilirlik, hafif ama güçlü ve esnek yapısı ile inanılmaz derecede rekabetçi maliyeti, plastik üretiminin katlanarak artmasına yol açtı: 1950‘de iki milyon ton iken bugün 367 milyon (2020) tona ulaşmış durumda.
Küresel olarak, ambalaj sektörü tüm plastik kullanımının yaklaşık %50’sini oluşturuyor ve bu çok önemli yüzdenin yaklaşık %40’ı yiyecek ve içecek sektöründe kullanılıyor. Son kullanma tarihlerini uzatmada, hijyen sağlamada ve dolayısıyla gıda israfını azaltmada harika bir şekilde işe yaradığı tartışılmaz… tabi küreselleşmenin yapı taşlarından biri haline geldiği de yadsınamaz.
Sadece Avrupa, gıda ürünlerini pazarlanabilir hale getirmek için her yıl 8 milyon ton plastik kullanıyor.
Tabi bu böyle devam edemez, etmemeli: plastik, petrol ve metan gazının farklı karışımlarından (ısı uygulamasıyla tuz ve kömürle birlikte) üretilir; ‘hayatımızın bir parçası olan plastik su şişeleri‘ gibi farklı şekillerde kullanılabilmesi için önceden şekillendirilmesi gerekiyor. Örneğin bir su şişesinde kullanılacak plastik, önce ısıl şekillendirilme yapılan fabrikalardan dolum tesislerine boş olarak buradan da satışın yapılacağı yerlere dolu nihai ürün olarak iki kez taşınmaktadır. Başka bir deyişle, sadece bu aşamalar için bile çok önemli bir karbon ayak izine sahiptir.

Eğer plastiğin kan dolaşımına karışmış olmasını önemsemiyorsanız, üretimi ve nakliyesi esnasında yarattığı kirlilik, plastik kullanımını nasıl azaltırız sorusunu tekrar gündeme getiriyor. Ama bir de geri dönüşümü ele alarak faydalı mı değil mi irdeleyelim.

Plastiği geri dönüştürmenin faydaları

Yıllardır artan farkındalık sayesinde, ülkemizde plastik ve diğer atıkların verimli şekilde geri dönüşümleri geçmişe nazaran iyileşme gösteriyor. 2012 yılında söz konusu verim özellikle PET şişeler için %10-15’ler seviyesinde iken, hedef belirlediğimiz %50’ye gitgide daha çok yaklaşıyoruz (2017’de 236 bin ton PET şişeden 140 bin tonu geri dönüştürülebilmiştir). Şu an esasen büyük kentlerde ve bilinçli belediyelerin gayreti sayesinde gerçekleşen geri kazanım uğraşısı, nüfusun çok büyük bir kısmı tarafından geri dönüşüm altyapısının yaratılamamış olması ve dolayısıyla bilgilendirme ve bilinçlendirme kampanyalarının sönük kalması sebebiyle tam olarak benimsenemedi.
Gerçi dünyanın diğer kısmı da Türkiye’den çok iyi durumda değil. ‘Kullanılmış ve atılmış’ plastiklerin yalnızca yarısından azı, yaklaşık %45’i diğer plastik malzemelerin üretilmesi için geri dönüştürülmekte; yaklaşık %40’ı ise enerji geri kazanımı için ayrılmakta (yakıyoruz demenin başka bir yolu): bunun nedeni geri dönüşümünün optimize edilmemesi, dolayısıyla pahalı olması ve endüstri tarafından tercih edilmemesidir.
Ama lütfen sistemin verimsizliğinin yaptığınız uğraşı sekte etmesine izin vermeyin, bu yazı sayesinde evinizde miktarı daha da azalacak plastik atıkları uygun şekilde bertaraf etmeye devam edin.Çünkü sadece bir ton geri dönüştürülmüş plastik 5.774 Kwh enerji (4 üyeli 2 ailenin yıllık enerji tüketimine denk gelir), 16,3 varil petrol ve 30 metreküp çöp sahası tasarrufu sağlar.

Plastiğin insan sağlığı üzerine etkisi: mikro ve nano plastikler

Plastiklerle ilgili bir diğer önemli sorun, kozmetik veya ilaç gibi farklı sektörlerde geniş uygulanabilirliğine ilişkindir.
Bu endüstriler için, plastik ambalaj olarak kullanımın yanı sıra mikro ve nano-plastikler şeklinde nihai ürünün formülasyonunda malzeme olarak yer alırlar: şampuanlar, koruma faktörlü güneş kremleri, uzun salımlı ilaçlar, tıbbi gereçler/malzemeler bu gruptaki ürünlerden sadece birkaçı.
Eklenen mikro ve nano plastiklerin yanı sıra bir de zamanla oluşanları göz önünde bulundurmalı. Zira plastik ambalajlar, çok dayanıklı olmalarına rağmen, sonsuza kadar bir bütün halinde kalamıyorlar: atmosferik ajanlar (güneş ışığı gibi), mekanik ajanlar (aşınma) veya ultraviyole radyasyon, foto-oksidasyon ve plastiği “yiyen” bakterilerle birlikte çok çeşitli fiziksel-biyolojik-kimyasal ajanlar plastiğin bozunmasına ve böylece büyük miktarda mikro ve nano plastiğin ortaya çıkmasına sebep olmakta.
Mikro terimi, 5 mm’den küçük bir çapa karşılık gelirken bir mikroplastik, 1000 nano plastik üretebilir.
Onları işte çok korkutucu kalan boyutlarıdır:çevrede yaratılan gözle görünür kirlilikten farklı bir boyutta olduğundan tehdit, insanlar dahil tüm canlılara kadar uzanır.
Özellikle nano-plastikler bağırsaklar, akciğerler ve cilt epitelinde hareket edebilmekte ve moleküler ve hücre altı düzeyde hasar oluşturabilmektedir. Çok küçük oldukları için vücudun membranlarından geçtiklerini söyledikten sonra sanırım mevcut su arıtma ve işleme sistemlerinin etkisiz olduğunu belirtmeye gerek yok: mikro ve nano-plastikler denize, nehirlere, toprağa ve tabi ki hava ile içme suyuna [5] ulaşarak bir kısır döngü oluşturur.

Sevgili geleceğin bilinçli tüketicileri, mutfakta plastik kullanımını nasıl azaltırız konusu kadar doğal ve plastik içermeyen ürünleri kullanmaya yönelerek gereksiz plastik tüketimini, yani üretimini azaltmayı hedeflemeli ve bu kapsamda bugün gündelik hayatımızda kullandığımız ürünlerin büyük bölümünü kendimiz yapmaya çalışmalıyız.

Mutfakta plastik kullanımını nasıl azaltırız konusunda 9 kolay adım

Çöp kutusundaki plastik miktarını azaltmak için, okyanusları aşacak tekneler yapmamıza gerek yok (sırasıyla 12.000 ve 15.000 plastik şişeden yapılan “Plastiki” ve “Junk Raft” adlı iki tekneden bahsediyorum).
Daha az aşırı ama çok daha etkili adımlar atabiliriz: plastik için bir yer bulmak yerine, yeni üretimi azaltmak için çalışalım!
Nasıl?
Yeme içme alışkanlıklarımız, yaşam tarzımızdan etkilenir: “Tüketiyorum, öyleyse ben varım” modeli (bu temel konu hakkında buradan daha fazla bilgi edinin), benimsediğimiz yoğun çalışma modelinin yol açtığı zaman eksikliğiyle birleştirilmiş (haftada en az 40 saatlik bir çalışmadan söz ediyorum) ise hazır gıdalardan medet ummak zorunda kalanların sayısı bir hayli yüksek. Talep-arz ilişkisi gereği bu ihtiyacı karşılayabilmek için plastiğe bürünmüş gıdadan geçilmiyor artık süpermarketlerde. Ama bu yoğun iş temposu ile dahi fark yaratabilirsiniz. İşte plastik kullanımını nasıl azaltırız sorusuna 9 kolay yanıt.
1)
Yalnızca İtalya’da her yıl suyu şişelemek için yaklaşık 150.000 ton plastik kullanılıyor.
Yazılarımı İtalyan okuyucular için yazdığımdan onlara PET şişelerde su almayın diyebiliyorum, çünkü İtalya’da musluk suyu pek çok kent ve ilçede hafif bir klor kokusu dışında başka bir problem içermiyor (musluk suyundan klor kokusunu nasıl giderebileceğinizi buradan öğrenin). Türkiye’de ise durum farklı, biliyorum.
Dünyada geri dönüşümü sağlanamayan plastik şişe yüzdesi %91, hepimiz Norveçliler kadar erdemli olana kadar (Norveç’te bu oran %3′lerde), hadi aşağıdakilere kulak verin:

  • mümkünse musluk suyu kullanın;

  • mümkün değilse damacanaların cam olanını tercih edin,

  • bu hizmetlere erişemiyorsanız, filtreleme sistemine yönelmeyi düşünün.

  • Ve okula, işe veya spora gitmeniz gerektiğinde, her zaman yanınıza (örneğin cam damacanadaki su ile dolduracağınız) bir matara almayı sakın unutmayın.

2) Meyve ve sebzeleri tercihen üreticiden açık olarak satın alın.
Süpermarketlerde hızlı bozulmayı önlemek için meyve ve sebzeler genellikle kalın film tabakaları altında ve plastik tepsiler üzerinde satılmaktadır.
Aynı şey ithal gıdalar için de geçerli, bu ürünleri almaktan vazgeçin; zira şekil ve tazeliği korumak için çok fazla miktarda plastik kullanırlar ve ayrıca karbon ayak iziyle ilgili önemli ihtilaflar içerirler.

3) Bozulmayan gıda maddelerini açık olarak satın alın.Tahıllar, bakliyatlar, makarnalar, kuruyemişler ve çok daha fazlası marketlerde veya özel mağazalarda gereksiz ambalaja ihtiyaç duymadan sizi bekliyor (evinizden boş kap götürebilir veya kağıt keseler kullanabilirsiniz). Az ama sık satın alırsanız, israf riskini de ortadan kaldırmış olursunuz.

4) ‘Boş kalori’ olarak adlandırılabilecek endüstriyel gıdaları satın almaktan kaçının.
Sizi baştan çıkarmak için çekici tasarımlarla bol miktarda plastiğe sarılmış bu gıdaların bir dakikalık keyiften sonra sundukları tek garanti, göbeğinizdeki daha kalın yağ tabakası ve çevre kirliliğidir.
Bu grupta ayrıca meyve suları, alkolsüz içecekler ve şekerli (veya şekersiz) gazlı içecekleri görebiliriz.
Kısacası, plastik ambalajda olmasalar bile abur cubur yiyecek ve içeceklerin sağlığınız, fazla kilolarınız, bütçeniz ve gezegen için kötü olduğunu asla unutmayın

5) Yıkanmış ve paketlenmiş sebzeleri satın almaktan kaçının.
Bu şekilde plastik kullanımının azaltılmasına yardımcı olmanın yanı sıra, 8 kata kadar daha fazla tasarruf etmiş olursunuz; ayrıca düzgün bir şekilde saklanmadıklarında küf ve/veya patojenik bakteri içerebilecek olan bu gıdaların tüketimine ilişkin risklerin de önüne geçmiş olursunuz.
Üstelik en az bir kez durulanmaları gerektiğinden, sonuçta o kadar da pratik değiller.

6) Hazır yiyecekleri satın almaktan kaçının.
Sıcak tutmak için genellikle kalın plastik bazlı yalıtım malzemeleriyle satışa sunulan hazır gıdalardan vazgeçin.
Sağlıklı ve sürdürülebilir beslenmenizi, önceden toplu yemek pişirerek ve cam saklama kapları/kavanozlar kullanarak evde düzenleyin; böylece hazırladığınız yiyecekleri, hızlı öğle veya akşam yemekleriniz için porsiyonlara ayırdıktan sonra dondurarak saklayabilirsiniz.

7) Avrupa’da artık Tek Kullanımlık plastik bardak, tabak ve çatal bıçak takımı yok.
Avrupa Birliği 14 Ocak 2022’de yürürlüğe giren bir yasayla tek kullanımlık plastiğe hayır dedi: kullananlara ağır para cezaları uygulanacak. Ülkemizde böyle bir uygulama yok diye, kullanmaya devam etmeyi eminim hiçbiriniz düşünmüyorsunuz.
Romantik bir piknik planlıyorsanız, kendi çatal bıçak takımınızı, tabaklarınızı ve bardaklarınızı getirin: biraz daha ağır olsalar bile, aşılmaz bir sorun hiç olmadı ve olmayacak (eski güzel günleri düşünün!).

Ve bir parti düzenlerken, plastik olmayan bardak işaretleyiciler bir zorunluluktur: eğer benim gibi cesursanız, davetlilerden kendi ekipmanlarını kendilerinin getirmesini dahi isteyebilirsiniz. Ama siz siz olun plastikten uzak durun

Tek kullanımlık plastik içermeyen, cam ve melamin tabaklar, bir cam şişe ile cam bardak ve evden getirilmiş yiyeceklerle bir plajda kurulan piknik masası

8) Alışveriş poşeti kullanmaya son
 Dünyada her yıl yaklaşık 5 milyar alışveriş poşeti kullanılmakta.
Kullanımlarını azaltmak ve farkındalığı artırmak için süpermarketlerde bir süredir biyolojik olarak parçalanabilirliği yüksek plastikten üretilmiş ve kasada para ile satın alınabilen poşetler mevcut.
Ancak yine de büyük bir kirlilik kaynağı oluşturuyorlar: Bir poşet 25 kuruşa satılıyor, maalesef her zaman gerektiği gibi geri dönüştürülmüyor ve hafif ve dayanıksız olması nedeniyle yeniden kullanımları gerçekten güç.
Alışverişe çıkarken yanınıza kumaş, jüt, hasır veya başka bir dayanıklı ve tekrar kullanılabilir malzemeden yapılmış alışveriş çantaları alın.
Ve biriktirdiğiniz parayla (haftada en az 4 poşeti hesaba katarsanız, yılda en az 50 TL tasarruf edersiniz) plastiğe alternatif ambalajlandıkları için daha pahalı olan gıda alışverişinize katkıda bulunabilirsiniz.

9) 3R kuralını benimseyin.
Plastiklerle ilgili diğer alanlar için, seçeneklerinizi üç R kuralına göre Reuse, Recycle, Reduce elediğinizden emin olun, yani: Yeniden Kullan, Geri Dönüştür, Azalt.
Bununla birlikte, tek kullanımlık gıda plastikleri söz konusu olduğunda Yeniden Kullan kuralına dikkat edilmeli: tek kullanımlık gıda ambalajları yalnızca bir kez kullanılmak üzere tasarlanmıştır; sonraki kullanımlar mikro ve nano plastiklerin içerideki yiyecekler yoluyla vücuda göç etmesine neden olabilir. Asla sıcak, sıvı ve asitliği yüksek gıdalar için kullanılmamalıdırlar.

Sonuç olarak, mutfakta plastik kullanımını nasıl azaltırız sorusuna doğru yanıt verebilmek elbette çok önemli. Ancak bilinçli tüketiciler olarak hayatınızdaki tüm plastik içeren ürünleri satın almayı Azaltmanızı, sahip olduğunuz plastikleri uygun şekilde Geri dönüştürmenizi ve bunları sağlığa ilişkin güvenlik kriterleri göz önünde bulundurarak Yeniden Kullanmanızı önerir, hepinize iyi devrimler dilerim.

Kaynakça
1) Heather A. Leslie, Martin J. M. van Velzen, Sicco H. Brandsma, Dick Vethaak, Juan J. Garcia-Vallejo, Marja H. Lamoree, Discovery and quantification of plastic particle pollution in human blood, Environment International, 2022, 107199, ISSN 0160-4120
2) Ragusa, Antonio, et al. “Plasticenta: First evidence of microplastics in human placenta.” Environment International 146 (2021): 106274.
3) Reineke, J.J., Cho, D.Y., Dingle, Y.-T., Morello, A.P., Jacob, J., Thanos, C.G., Mathiowitz, E., 2013. Unique insights into the intestinal absorption, transit, and subsequent biodistribution of polymer-derived microspheres. Proc. Natl. Acad. Sci. 110, 13803–13808
4) Wright, S.L., Kelly, F.J., 2017. Plastic and Human Health: A Micro Issue? Environ. Sci.
Technol. 51, 6634–6647
5) Vance, M.E.; Kuiken, T.; Vejerano, E.P.; McGinnis, S.P.; Hochella, M.F., Jr.; Rejeski, D.; Hull, M.S. Nanotechnology in the real world: Redeveloping the nanomaterial consumer products inventory. Beilstein J. Nanotechnol. 2015, 6, 1769–1780

Çalışmalarımın önemli olduğunu düşünüyorsanız, desteğinizi esirgemeyin:

katkınız küçük de olsa Devrimi ileriye taşımak için esastır.
Teşekkür ederim

İlginizi çekebilir:

Summary
Mutfakta plastik kullanımını nasıl azaltırız: 9 kolay adımda
Article Name
Mutfakta plastik kullanımını nasıl azaltırız: 9 kolay adımda
Description
Plastik artık damarlarımızda akan kana bile karıştı! Hem gezegen hem de kendimiz için, asıl savaşı onu yok etmek için vermeliyiz
Author
Publisher Name
CHE Food Revolution
Publisher Logo

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir