Evde Yap

Ekşi mayalı tam buğday ekmeği: kolay ve yoğurmasız tarif

ekşi mayalı tam buğday ekmeğinin yarısı dilimlenmiş yarısı bütün halde bir tuz kabı ve bir biberiye dalı ile sergilenmekte

Hazırlama: 30 dk

Mayalama: 12 saat

Pişirme: 40 dk

Zorluğu: kolay

Porsiyon: 12 kişilik

Maliyet: düşük

Hemen tarife gitmek için buraya tıkla

Ekşi mayalı tam buğday ekmeği tarifine giriş

Eğer bir süredir beni sosyal medyada takip etmekteyseniz 3-4 günde bir ekmek pişirdiğimizi kesinlikle biliyorsunuzdur. Eşim de ben de, binlerce yıllık geçmişe sahip bu gıdanın sıkı taraftarlarındanız.
Chetaryen diyeti özellikle tarihte kendine yer edinebilmiş yeme alışkanlıklarına ilgi duyduğundan, ekmek haftanın her günü öğünlerimizin bir parçası olmakta.

Ama hangi ekmek? “Ekmeğimiz sağlık mı, zehir mi saçıyor?” başlıklı yazımda da açıkladığım gibi, marketlerde ve fırınlarda satılan ekmeklerin çoğu gübre ve pestisitlerin aşırı kullanımına dayalı yoğun tarım modelleriyle üretilmiş tahılların beyaz unlarıyla yapılmış, sanayi tipteki silindirlerle öğütülmüş, sonra rafine edilmiş ve manitoba, soya gibi kuvvetli unlarla karıştırılmış, bol miktarda katkı maddesi (vital gluten gibi), enzim eklenmiş ve 45 dakika -2 saat gibi bir sürede hacim büyümesi garanti eden (buna fermantasyon diyemiyorum kusura bakmayın) bira mayası kullanarak elde edilmiştir.
Benim sözünü ettiğim ise gerçek ekmek ise taş değirmenlerde öğütülmüş, rafine edilmemiş esmer unlarla yapılmış, su ve tuz dışında başka hiçbir katkı maddesi eklenmemiş; 8-48 saat gibi uzun bir dönemde fermante olmasına izin veren ekşi maya kültürü kullanılarak elde edilendir.
Bu iki ekmeğin, su ve un gibi iki ana malzemesi, pişirme ekipmanı ve belki şekilleri birbirine benziyor olsa da, aslında gördüğünüz gibi üretim aşamasının başından sonuna değin çok önemli farklılıklar içermekteler.
İşte belki bu yüzden ekşi mayalı tam buğday ekmeğini ‘düzenli’ bir şekilde tüketiyor olmamıza rağmen, ne şişmanız (kilo almaktan korkanlara ithafen) ne de ‘kronik iltihaplardan‘ muzdaribiz (bu sözümü de çok düşük miktarda karbonhidrat alımına dayalı olan paleo veya ketojenik diyetlerin taraftarlarına ithaf ediyorum). Yine de, mükemmel bir ekmek üretiyor olmama rağmen, tüketimimizdek her zaman ölçülü olduğumuzun altını çizmek isterim.

Sağlıklı Ekmek tutkunlarına

Bu sayfaya arama motorları aracılığıyla ulaştıysanız, sizin de benimle aynı görüşü paylaştığınızı düşünüyorum: her ekmek birbirine benzemez!
Ve muhtemelen sizi tatmin edecek mükemmel tarifi hala bulamadınız: tüm çaba ve emekleriniz, garantili bir başarıyı hak ediyor; ama maalesef meritokrasi mutfağın kanunlarında da geçerli değil.
Benim için ekmek yapmak bir yelken seyri gibidir; zira bir yelkenli teknede seyirin en keyif verici kısmı hedefe varmak değil, sizi oraya götüren yolculuğun ta kendisidir. Ne kadar heyecan ve beklenmediklerle dolu ise seyir, tüm deneyim de o kadar zengin ve tatmin edici olur.
Ekmek için de durum tamamen aynıdır: sabırlı olmalı ve her aşamayı takdir edebilmeli, olası başarısızlıklara karşı biraz korku ve endişe duymalı ki, bir başyapıt yarattığınız her seferinde muazzam neşenin tadını çıkarabilmelisiniz.
Yan etkisiz bir başarı arıyorsanız, lütfen bir fırına gidin – akıl sağlığınız için çok daha iyi olacaktır.
Şimdiye kadar söylediklerim kesinlikle doğaçlama yapmanız gerektiği anlamına gelmiyor; sadece ilk engelde havlu atmamalısınız. Bir bilseniz bizim zamanında kaç tane ‘ekmek müsvettesi’ yediğimizi!

Ama şimdi, ekşi maya kültürümle aramızda doğan arkadaşlığa güvenerek (ne kadar kolay hazırlanabileceğini görmek için bu makaleyi okuyabilirsiniz), ‘denenmiş ve test edilmiş’ tarifimden uzaklaşmaya cesaret edip, bazı değişiklikler yapmanın da tadını çıkarıyorum: mesela değişik unları kullanmak veya oranları değiştirmek gibi.

İtiraf etmeliyim ki beni buna iten nedenlerden biri de, içinde bulunduğumuz küresel durum nedeniyle, sevgili kavuzlu buğday yani dinkel unumun aniden raflardan kaybolması olmuştur. Ekşi mayalı tam buğday ekmek tarifi de işte böyle doğdu.

Mükemmel Ekşi mayalı tam buğday ekmeği için gereken malzemeler

  • 500g tam buğday unu

  • 250g ekmeklik un veya normal un

  • Ekşi maya 60g*

  • 570-600ml içme suyu

  • 1/2 yemek kaşığı üzüm pekmezi veya 1 yemek kaşığı bal veya şeker

  • 10g deniz tuzu (ben ekmeği az tuzlu seviyorum, zira yanında yenilenler de genelde tuzlu şeyler, isterseniz siz tuz mikatrını 2 katına çıkarabilirsiniz)

  • yaklaşık 50g ekstra un, ekmek yapımında kullanmak üzere

    *Ekşi mayamızı, hamuru hazırlamadan bir gece önce aktive etmeliyiz: 1 yemek kaşığı (15 gram) ekşi mayayı 25 gram ılık su ve 25 gram kavuzlu buğday (veya normal) unuyla besleyin, karıştırın ve oda sıcaklığında (eğer evinizin sıcaklığı 20°C veya üzeri ise) 8-12 saat süreyle büyümeye bırakın. Yeterince aktifleştiğinden emin olabilmek için, içine koyduğunuz kavanozun üzerine bir işaret yapın, eğer yüksekliği iki katına çıktıysa hazır demektir.

    24 saatten daha uzun bir mayalama süresi istiyorsanız, maya miktarını 60 yerine sadece 40 gram kullanarak üçte bir oranında azaltın.

Öneri

Bu tarifi tam çavdar unu ile de denemenizi samimiyetle tavsiye ederim. Prosedürde hiçbir şey değişmiyor, sadece 100 gram tam buğday ununu çavdar unu ile değiştirmeniz ve belki 25 gram suyu eksiltmeniz yeterli: çavdar unu ekmeğe daha fazla nem verecektir

Pratik ekşi mayalı tam buğday ekmeği hazırlama adımları

Başlıktan da göreceğiniz üzere, bu mükemmel ekmek yapımı için var olan en pratik yöntem. Bununla birlikte, denemek için zamanınız ve eğer arzunuz varsa, ekşi mayalı tam buğday ekmeğinin malzemelerini çok daha profesyonel bir şekilde kullanabilirsiniz: tıpkı Yoğrulmayan ekşi mayalı tam kavuzlu buğday (Triticum spelta) ekmeği tarifinde gösterdiğim gibi.

Step 1. Ekşi maya hazırlanması konulu yazımda belirttiğim üzere, evinizin sıcaklığı kritik bir önem taşımakta; kışın kaloriferler yanıyorken, hamurunuzu onların yakınına (altını özellikle çizmek isterim ki, ‘yakınına’ üzerine demek değildir, zira 28 derece ve üzerinde hamurunuza iyilik değil kötülük etmiş olursunuz); fırında hamurun sıcaklığının korunması hamurunuzu ilkbahar ve sonbahar aylarında ise sadece ışığı yana veya kaynar su ile doldurulmuş bir kap koyacağınız fırının içine yerleştirebilirsiniz, kaynar su fırında ısısını uzun süre koruyabildiğinden, yenilemenize pek gerek yoktur.
Hazırladığımız hamur türünün yüksek hidrasyonlu olduğunu ve bu nedenle çok yapışkan olacağını tekrar hatırlatırım, bu yüzden onu istesek de klasik tekniklerle yoğuramayacağız. Ekşi mayalı tam buğday ekmeği tarifim, daha fazla hava tutabilmesi ve daha hacimli olabilmesi için alveolleri güçlü yapabilmek için kuvvetli unları kullanan ünlü “No-Knead Bread (Yoğrulmayan Ekmek)” tarifinin yeni bir yorumudur. Konuya duyarlı ben ve benim gibi pek çoklarınız, gluten açısından çok zengin olan un karışımlarını daha az kullanmaya çalışıyoruz; zira buğday ununda doğal olarak bulunan ve özellikle de katkı maddesi olarak eklenmiş “vitalglutenin birçok insanda bağırsak iltihaplarına neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle tarifimde, tatmin edici derecede mükemmel bir denge yaratabilmek için rafine ekmek ununu mümkün olan en az miktarda kullanıyorum: ekmeklik (veya beyaz) un, ekmek yapısına gerekli kuvveti sağlarken; tam buğday unu ise ekmeğe lezzet, koku ve en önemlisi de sağlık için faydalı özellikler katar.

İşte aklınızda yanıp sönen ilk sorunun ne olduğunu tahmin edebiliyorum: eğer yoğurmayacaksak nasıl ekmek yapacağız? Lütfen okumaya devam edin…

Step 2. Bu profesyonel ekmek tarifimde (kavuzlu buğday ekmeği) otoliz yapmanızı tavsiye etmekteydim; ancak, ekşi mayalı tam buğday ekmeği için, işlemin kolay ve pratik olması adına bu aşamayı uygulamıyorum. Elbette bu şekilde mayalamada bir şeyler kaybediliyor, mesela ekmek hacminin birkaç milimetre daha düşük olması, kabuk renginin daha az altınımsı bir renkte olması ve ekmek için biraz daha ağır olması gibi; ama dürüst olmak gerekirse, neredeyse hiç kimse bunların farkına varmıyor.

Ekstra öneri

Hamur size göre fazla cıvık ise, biraz daha un ekleyin. Ve eğer acemiyseniz, zaman içinde el becerisini kazanmak için zamana ihtiyacınız olacağından, ilk denemelerinizde 600 ml su yerine toplam 570 ml kullanarak başlangıçtaki su miktarını yaklaşık 30 ml azaltmanızı öneririm. Ekmeğinizi daha az su ile yaparsanız, aslında pek de kötü bir şey olmaz, sadece çok gözenekli bir ekmek içi elde edemezsiniz; tercihen ekmeği fırında pişirdiğinizde, yüksek sıcaklıklara dayanıklı bir kabın içine biraz su koyun, böylece somununuz çok fazla kuruyup sertleşmez

Hamuru dinlendirmeye aldığınız her sefer, kabın üzerine bir tabak veya plastik bir poşet veya hatta streç filmle kapatabilirsiniz: bu şekilde hamurun nemini korumuş olursunuz. Bunun dışında, hamurunuzu ılık bir yerde tutmayı unutmayın (maks 28°C).

Step 3. Bu, yoğurma gerektirmeyen bir tariftir; ancak ekşi mayalı tam buğday ekmeği de elbette bizim ilgi ve şefkatimizden nasibini almalı: hamuru yoğurmayacağız ama onu gerdirip, kendi üzerine katlayacağız. Bu aşama için ellerinizi de kullanabilirsiniz ama daha iyisi bir kaşık veya fırıncı spatulası kullanmak. Yapmanız gereken hamuru yanlardan, aşağıdan yukarıya doğru hareket ettirmek; hamurun tüm çevresi için bu işlemi tekrarlayın ve en az 2-3 kez birkaç tam tur yapın.

Bu önemli işlem, 15 dakikada bir 3 ila 5 kez tekrarlanmalıdır; her katlamadan sonra hamura top gibi bir şekil verin, hamurun içinde bulunduğu kabın üstünü bir tabakla veya bir plastik poşetle kapatın ve sıcak bir yere koyun.
Yaklaşık 1 saattir kademeli olarak devam eden bu katlama işleminden sonra, hamurun geliştiğini ve daha homojen bir hale büründüğünü, daha esnek ve dirençli olmaya başladığını fark ediyor olmasınız.

Step 4. Bu noktada iki alternatifiniz var: hamurunuzu yazın oda sıcaklığında veya soğuk aylarda fırın içinde yaklaşık 5-6 saat bekletmek, veya buzdolabına koyup ona 8-48 saat sürebilecek uzun bir fermantasyon vaat edebilmek.
Hatırlamanız gereken tek şey hamuru, şekil vermeye başlamadan en az 2 saat önce buzdolabından çıkarıp ortam sıcaklığına erişmesini sağlamak.

iyice kabarmış ekşi mayalı tam buğday ekmeği hamuru

Step 5. “Mükemmel” tarife göre, ilk fermantasyonu tamamladıktan sonra ekmeğimizi ön şekillendirme uygulamasına almalıyız. Ancak pratik olmasına önem verdiğim bu tarifte bu adımı atlıyoruz.
Kısacası, ön şekillendirme aşaması için kap değişimine de gitmiyoruz. Hamuru son bir kez katlamak için, yine fırıncı spatulasını veya ellerinizi kullanın; son olarak, üzerine biraz un serpin, yapışmaması için elleriniz için de un kullanabilirsiniz. Çok fazla un sorun yaratabilir, bu yüzden cömert olmayın.
Şimdi unlu ellerle hamur bir top şekli verirken, hamurun kenar kısımlarını düzleştirmeye çalışın; hamur sizin için çok ıslak/yapışkan ise spatulayı kullanın.
Bu pratik tarif ile son şekillendirme ve dolayısıyla ekmeğinizin yüzeyinde güzel desenler (çizgiler veya pötikareler) oluşturmak da mümkün olmayacak; önemli olan tadı güzel olsun diyorsanız, görünüşe takılmayın ve “pişirme aracını” (bu garip terimi kullanıyorum, çünkü pişirmeyi gerçekleştirebilmek için birkaç alternatifiniz var) yerleştirdikten sonra fırını tam güçte çalıştırın.

Step 6. Hamuru son fermantasyon için 45 dakikalığına dinlendirin.
Ve şimdi gerçekle karşılaşma anı!

Step 7. Fırının tam güçte yani maksimum sıcaklıkta çalışması, hamuru yerleştirmek için kapıyı açtığınız anda ısının hızla kaybolmamasını sağlar. Bu maksimum fırın gücünü (45 dakika), ekmeğin dışındaki şeyleri pişirmek için kullanmanızı gönülden tavsiye ederim: üretilen ısıyı yani enerjiyi boşa harcamamak, sürdürülebilir mutfakların en önemli amaçlarından biri olmalı. Bu amaçla patates, havuç, pancar, balkabağı veya domates, patlıcan, kabak gibi mevsimlik sebzelerden oluşan bir tepsiyi fırınlayabilirsiniz; veya tıpkı pizza gibi yüksek sıcaklıklar gerektiren çok lezzetli bir farinata (nohut unlu vegan omlet tarifimi buradan okuyabilirsiniz) pişirebilirsiniz.
İyi bir ‘fırın ekmeği’ yapmak için, gerçek farkı yaratabilecek tek varyasyon fırından kaynaklanır. Profesyonel fırınlar tarafından sunulan yüksek, ancak her şeyden önemlisi daha kararlı sıcaklık, fırının buhar tutma kabiliyeti ile birleştiğinde, aradığınız gevrek kabuk için mükemmel bir birlik oluşturur: ne çok sert, ne de çok yumuşak.
İnternet, Dutch oven adıyla bilinen ünlü ve çok pahalı tencere veya kapaklı dökme demir tencerelerin kullanımına dayanan tariflerle dolu, gerçekten de bu tencereler örme bir taş fırının özelliklerini gerçekten de çok iyi taklit etmektedirler. Ama ya evinizde yoksa? Ben de evinde olmayanlardanım, yine de asla “sağlıklı ekmek” üretmekten geri kalmıyorum: belki 1 cm daha az kabarıyorlar ama inanın bana tat ve kalite söz konusu olduğunda, sizi temin ederim, sonuç diğerlerinin aynısı.
Sağlam ve kapaklı bir güveç kabınız varsa ne ala, ama sadece pizza taşınız mevcutsa buna uygun bir kapak uydurarak aynı sonucu elde edebilirsiniz, bu amaçla fırındaki yüksek sıcaklığa dayanıklı bir toprak veya cam veya çelik bir tencereyi baş aşağı ederek kullanabilirsiniz, aynı şekilde benim gibi bu sıcaklıklara dayanıklı basit ve kapaklı bir çelik tencere de kullanabilirsiniz.

Fırını ve pişirme aracını yaklaşık 45 dakika ısıttıktan sonra, kendinizi yakmadan bunu fırından çıkarıp güvenli bir yere koyun, hamurun bulunduğu sepeti/kabı hafifçe çevirerek, hamurun tencere içine düşmesini sağlayın.

ekşi mayalı tam buğday ekmeği hamuru sıcak tencere içine aktarılırken görüntüleniyor

Ekstra öneri

Çok sakar olanlarınız, hamuru pişirme aracı içine bir fırın kağıdı kullanarak aktarabilirler: bu amaçla uygun ebattaki fırın kağıdını suyla ıslattıktan sonra bunu elinizde iyice sıkarak, fazla suyun giderilmesini sağlayın, bu şekilde fırın kağıdınız artık kat yapmayacak ve ekmeğinizin dokusunu bozmayacaktır. Bu kağıdı hamurunuzu, hamur tahtasından sepete aktarmadan önce kurulama bezi yerine kullanın. Ama hamur ters düz edilmeyeceğinden, düzgün yüzeyin üstte kalmasını sağlayın

Tekrar fırına koymadan hemen önce, bir jilet veya fırın bıçağı veya keskin bir bıçakla yaklaşık 0,5cm derinliğinde bir kesim yapın;hamurun üzerine kesikler atılması ben bu amaçla, rondomun doğrayıcı bıçaklarını 45° açıyla tutarak başarılı bir şekilde kullanıyorum. Bu işlem, pişme esnasında ekmekte oluşacak havanın homojen olarak çıkmasını sağlayacaktır; ayrıca sıcaklığın ekmeğin “kalbine” nüfuz etmesine izin verecektir: aksi takdirde risk, kabuğun çatlaması veya bir taraftan şişip, diğer tarafta sönmesi olabilir. Öyleyse yapmanızı öneririm, ama unutursanız (kişisel deneyimimden bahsediyorum) dünyanın sonu olmayacağını da bilin.
Fırın kapısını kapatmadan önce, pişirme aracımızı kapakla (veya muadiliyle) kapayalım. Pahalı pişirme ekipmanları tarafından garanti edilen hava sızdırmazlığına yaklaşamasak da, ekmeği buharsız bırakmamak için bir yöntem daha var: fırının en alt rayına fırın ızgarasını yerleştirin ve buraya içinde su bulunan fırında kullanıma uygun bir kap koyun. Bu taktik, 230°C sıcaklıkta 25 dakika sürecek olan ilk pişirme aşamasında gerekli olan buharı sağlamaya devam edecektir. Sonraki 15 dakika, sıcaklığı 200°C’ye düşüreceğiz ve hem kapağı hem de buhar kaynağını çıkartacağız.

Step 8. Eğer her şeyi doğru yaptıysanız, sizi bir parça koparmaya davet edecek çıtır kabuklu ve iyi mayalanmış bir somun ekmekle karşılaşacaksınız!
Ancak, kendinize hakim olmalısınız: ekmeği tamamen soğumadan önce kesmek, içinin nemli kalmasına yol açar, bu da tüm emeğinizi mahveder.
Optimal bir soğutma aşaması sunmak için bir soğutma ızgarası kullanabilirsiniz; eğer evinizde yoksa, o zaman benim gibi yapın: arada bir çevirmeye özen göstererek, dikey bir yüzeye eğik olarak, iki temas noktası olacak şekilde dayayın. Kesmek için de 4-8 saat bekleyin, çünkü yoğrulmayan ekşi mayalı tam buğday ekmeği zaten doğal olarak, normalden daha nemli olma eğilimindedir: bu yüzden sabırlı olun.

fırından taze çıkmış ekşi mayalı tam buğday ekmeği

Zamanlama önerisi

Normalde sabah mayayı aktifleştiririm; akşam hazır olduğunda, katlama aşamaları ile hamurun ilk fermantasyonunu elde ettikten sonra, onu buzdolabına koyarım ve sabah erkenden buzdolabından çıkarır, oda sıcaklığına ulaşmasını sağlarım. Son fermantasyon işlemini de bitirir bitirmez pişiririm ve çay saatinde kesme tahtası üzerine koyarım

Ekşi mayalı tam buğday ekmeği için afiyet olsun ve herkese iyi devrimler

Çalışmalarımın önemli olduğunu düşünüyorsanız, desteğinizi esirgemeyin:

katkınız küçük de olsa Devrimi ileriye taşımak için esastır.
Teşekkür ederim

İlginizi çekebilir:

Summary
Ekşi mayalı tam buğday ekmeği: kolay ve yoğurmasız tarif
Article Name
Ekşi mayalı tam buğday ekmeği: kolay ve yoğurmasız tarif
Description
Yüksek kaliteli malzemeler kullanarak evde tam buğday ekmeği yapmak, bu denenmiş tarif sayesinde mümkün ve çok kolay
Author
Publisher Name
CHE Food Revolution
Publisher Logo

9 thoughts on “Ekşi mayalı tam buğday ekmeği: kolay ve yoğurmasız tarif

  1. Serdar dedi ki:

    Evde ekşi mayalı ekmek yapmaya yeni başladık otoliz işlemi karakılçık-çavdar karışımı için de gerekli mi sizce yoksa ekşi maya tuz ve unu karıştırıp katlamalardan sonra direkt soğuk fermantasyona mı geçmeli iki şekilde de yaptık farkı anlayamadık ama glutenin parçalanması için otoliz gerekli deniyor birçok yerde karakılçık ve çavdar urunun gluten oranı zaten düşük yine de otoliz daha mı sağlıklı olur biraz detaylı bir soru oldu ama cevaplarsanız sevinirim 🙂 birde otolizde bazıları mayayı da koyuyor sadece tuzu sona saklıyor doğrusu hangisi

    1. Başak dedi ki:

      Merhaba Serdar Bey,
      öncelikle bu heyecan verici ekşi maya dünyasına hoş geldiniz.
      Otoliz konusunda karışıklığa düşmeniz doğal, ama yardımcı olabilirim sanıyorum. Zira kullanmak istediğiniz tahıl tipleri sizin de belirtmiş olduğunuz üzere, düşük gluten içerikleri nedeniyle bu yöntemden olması gerektiği gibi yararlanamıyorlar. Ben de sıklıkla gluten içeriği düşük, lif oranı yüksek tahıllar tercih ettiğim için bu işlemi atlayabileceğinizi belirtmek isterim: herhangi bir fark anlamak laboratuvar ortamı dışında gerçekten mümkün değil. Zaten bu işlemin amacı 2. dünya savaşı sonrası kullanılmaya başlanan yeni, yüksek gluten içerikli buğdayların yoğrulması ve mayalanması esnasında, hamurun oksidasyonunu azaltmaktadır. O nedenle vaktiniz kısıtlıysa, hiç uğraşmayabilirsiniz.
      Ama bilginiz olsun diye belirteyim; otoliz için sadece un ve su kullanılmalı; karar verilen süre sonunda maya ve tuz eklenmeli.
      Şüphe duyduğunuz konularda hiç çekinmeden yazabilirsiniz.
      İyi günler ve iyi devrimler dilerim
      Başak

  2. Serdar dedi ki:

    Başak hanım çok teşekkür ederim detaylı cevabınız için pişirme süresi ile ilgili de ipucu alabilir miyim 🙂 Ben yaptığım ekmeği tarttım 2 150 gr yani büyük bir ekmek yapıyoruz ama süreyi bir türlü ayarlayamadık en son kapaklı borcamda 230 derecede 1 saat, sonra üstü açık ve su kabını alıp 200 derecede 30 dakika pişirdik yine içi fazla ıslak kaldı ilk başladığımızda 1 saat pişirdik bu ölçüyü çok ıslak oldu kademeli olarak artırdık ama hala fazla ıslak 2 saatlik bir pişirme süresi çok mu uzun olur?(karakılçık+çavdar unu) soğuk fermentede bu un türünde pişirme derecesine ve süresine öneriniz ne olur?

    1. Başak dedi ki:

      Merhaba Serdar Bey,
      Öncelikle ekmeğiniz bence çok büyük, onu ikiye bölmenizi öneririm ki bu yeni haliyle bile esaslı bir ekmek gramajından bahsediyoruz. Zira çavdar unu zaten ıslak bir tekstür yaratmaya meyilli ve evsel fırınların %100 performanstan uzak olmaları gibi durumları da göz önüne alırsak sonuçta 1 kg’lık ekmeklerin dahi içlerini hafif ıslak bulacağınızdan kuşkum yok.
      Şahsen ekmek pişirirken fırını maksimumda (fırınım 275 dereceye ulaşıyor) yaklaşık 40 dak çalıştırıyor, ekmeği içine koyar koymaz 230 dereceye ayarlıyorum, yaklaşık 25 dakika sonra kapağını kaldırıp 190 dereceye ayarlıyor ve bu sıcaklıkta da 20 dakika pişiriyorum. Ve her ne olursa olsun fırından çıkan ekmeğe en az 5 saat boyunca el sürmüyorum… çünkü kabuk zarar görmedikçe ekmeğin içi pasif bir şekilde pişmeye devam ediyor
      Pişme süresini 2 katına çıkarmak yerine, ekmeği 2’ye bölmek enerji tasarrufunun yanı sıra ayrıca ekmeğin besin değerini de olumlu yönde etkileyecektir, Maillard reaksiyonu ile istenmeyen ve sağlığa zararlı bileşikler fırında pişen nişastalı tüm ürünlerin korkulu rüyası zaten.
      Hadi, bir kez de böyle deneyin; umarım başarılı olursunuz
      bu tarifimi okumuş muydunuz?
      Sağlıklı günler sağlıklı öğünler dilerim
      Başak

      1. Serdar dedi ki:

        Tarifinizi okudum bir sonraki denemede dediğiniz gibi ölçüyü azaltmayı deneyeceğim maillard reaksiyonunu ilk kez duyduk bu konuda bizde bir farkındalık oluşturduğunuz için teşekkür ederiz eşim son ekmeğin görselini sizinle paylaştı verdiğiniz ipuçları için çok teşekkür ederiz 🙂

        1. Başak dedi ki:

          Serdar Bey,
          eşiniz nerede paylaştı acaba ekmek görselini, göremedim ben.
          Ölçüyü azaltmak yerine soğuk fermentasyona başlamadan hamuru ikiye bölün ve böylece aynı anda pişireceğiniz iki somun elde edin.
          Size ve ailenize mutlu ve sağlıklı bayramlar dilerim
          Başak

          1. Serdar dedi ki:

            Haftada iki gün ekmek yapıyoruz yaklaşık 1 aydır yarınki denememiz sizin tavsiyeleriniz doğrultusunda olacak eşim sizin instagram hesabınızı bulup özelden mesaj olarak gönderdi resmi 🙂 sizede mutlu bayramlar 🙂

  3. Sid dedi ki:

    Detaylı olması ve neyin neDen yapıldığını açıklamasıyla muhteşem bir yazı. Tarif bulmak kolay, gerekçelendirmeli açıklama içeren reçete bulmak Türkçe kaynaklarda çok zor. İlk iki pişirimimde yaptığım hataları buradan öğrendiklerim ışığında tekrar yapmayacağımı garantiledim. Emeğinize, yüreğiniZe sağlık.

    1. Başak dedi ki:

      Sevgili Sid,
      çalışmamı beğenmiş olmanız ve bunu benimle paylaşmanız beni son derece mutlu etti.
      Sormak istediğiniz her konuda beni burada bulacağınızı hatırlatır, sonraki denemelerinizde sonsuz başarılar dilerim.
      Esenlikler ve güzellikler sizinle olsun
      Başak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir