Fırında günlük süt ile evde yoğurt kusursuz kıvam, güvenilir sonuç

     

    fırında günlük süt ile evde yoğurt kusursuz kıvam, güvenilir sonuç

     

    Süre:         hazırlama 5 dk
                      pişirme 15-20 dk
                      mayalama min 4-8 saat
                      soğutma min 12 saat
    Zorluğu:   kolay
    Porsiyon: 4 kişilik
    Maliyeti:   çok düşük

     

    Yoğurt sever misiniz? Sık sık yiyor musunuz? Cevabınız evet ise, doğru olanı yapıyorsunuz.
    Ölçülü tüketildiğinde (günde bir porsiyon) yoğurt, çok önemli fonksiyonel ve besleyici özelliklere sahip bir besindir.
    Bizler maalesef yoğurdu plastik kaplarda satın almaya alıştık, ancak yoğurt insanlık tarihinin bir parçası olan, ve kesinlikle daha fazla saygıyı hak eden en eski fermente gıdalardan biridir. İşte bu yüzden, evde yoğurt yapabilmek için herkesin test edilmiş ve güvenilir bir tarife ihtiyacı var: özellikle de çiğ sütlere güvenemeyen veya yurt dışında yaşadığı için sadece pastörize süt temin edebilenlerin işine çok yarayacak günlük süt ile evde yoğurt nasıl yapılır başlıklı yazımı beğeneceğinizden eminim. Ayrıca yoğurdu evde ürettiğimiz takdirde daha az plastik tüketeceğimizi (bu konudaki çalışmayı buradan okuyabilirsiniz), dolayısıyla çevreyi daha az kirleteceğimizi ve daha düşük maliyetle yüksek kaliteli bir ürüne sahip olacağımızı da unutmayalım!

    Günlük süt ile evde yoğurt yapımı tarifinden önce yoğurt ile ilgili biraz detaylı bilgi…
     

    Yoğurdun tarihçesi

    Yoğurt batı dünyasında ancak 1900’lerin başından sonra, laktik asit bakterilerinin (keşfi yapan Bulgar doktor Grigorov onlara, Lactobacillus bulgaricus adını verdi) keşfi ile ve Nobel ödüllü Metchnikoff tarafından yazılan ‘Yoğurttan gelen uzun ömür teorisi’ kitabının yükselişi sayesinde popüler hale gelmiş olsa da, geçmişinin MÖ 5000′lere uzandığına dair pek çok kanıt var (hatta bazıları MÖ 10-15.000’den bahsetmekte).
    Yazılı bir kayıt bulunmamakla birlikte, yoğurdun Mezopotamya’da ve Orta Asya bozkırlarından Orta Doğu’ya kadar olan çok geniş bir alanda yaygın olarak tüketildiğine inanılıyor; belki de bu, sütten daha dayanıklı oluşundan kaynaklanıyor olsa da, nutrasötik özelliklerinden antik çağlarda da istifade edildiği kesinlikle göz ardı edilemez.
    Bazı etimologlar (ve hatta Harvard Üniversitesi gibi saygın siteler) yoğurt kelimesinin köklerini Türkçe ‘yoğur-mak’ veya ‘yoğun-laştır-mak’ kelimelerine bağdaştırıyor olsa da, uzun araştırmalardan sonra bence daha mantıklı olduğuna kanaat getirdiğim tez şöyle: yoğurdun, sütün mayalanmasıyla elde edilmiş bir gıda ürünü olduğu anlamını taşıyan, eski Türkçe‘deki bir kelime kompleksi olan(u)yu-gur-t” tan türemiş olduğudur.
    (Bugün hala Anadolu’da ve eski Türkçe konuşan bazı Orta Asya ülkelerinde olduğu gibi, mayalama, düşünürseniz kulağa çok uygun gelen “sütü uyutmak” terimiyle ifade edilmektedir: gerçekten de, herhangi bir gıda maddesinin mayalanmasını sağlamak için yapılan, söz konusu gıdanın karanlık bir yerde battaniyelerin altında bekletilmesinden başka bir şey değildir (1).
     

    Yoğurdun besin değerleri

    Araştırmalar, düzenli yoğurt kullanımının bağırsak mikrobiyotası, dişler ve iskelet üzerinde faydalı etkileri olabileceğini gösterir; ayrıca sağlıklı ve uzun ömüre katkıda bulunur; üstelik laktoz intoleransı ile baş edebilmek için çok faydalıdır. Düzenli yoğurt tüketimi ayrıca daha düşük gastrointestinal, inflamatuar, kardiyovasküler ve solunum yolu hastalıkları riskinin yanı sıra alerji, obezite, osteoporoz veya tip 2 diyabet ve genel olarak metabolik sendromlar ile ilişkilendirilmiştir (2, 3, 4, 5).
    Sadece yoğurdun besinler açısından çok zengin olması ve mükemmel bir protein, vitamin (A, D, B5, B2, daha küçük miktarlarda B12 olmasına rağmen) ve kalsiyum, iyot, magnezyum gibi vücut için gerekli mineral tuzları kaynağı olması nedeniyle değil. potasyum ve fosfor; aynı zamanda önemli beslenme ve sağlık yararları sağlayabilen mükemmel bir probiyotik olduğu için (6).
     

    Yoğurdun içinde ne var?

    Yoğurt, laktik asit fermantasyonu yoluyla pıhtılaştırılmış sütten başka bir şey değildir. Teknik olarak (ve yasal olarak), bu hafif ekşi maddenin yoğurt olarak adlandırılabilmesi için, Streptococcus thermophilus (diğer adıyla Streptococcus salivarius subsp. thermophilus) ve Lactobacillus bulgaricus‘un (Lactobacillus delbrueckii subsp. bulgaricus) iki canlı bakteri suşunu bol miktarda (gram başına 10 milyondan fazla 7). Bununla birlikte, bu ikisine ek olarak, nihai ürüne istenen özellikleri vermek için başka mikroorganizmalar da mevcut olabilir: Lactobacillus acidophilus, Lactobacillus casei, Lactobacillus lactis, Lactobacillus jugurti, Lactobacillus helveticus, Bifidobacterium longus, Bifidobacterium ve Bifidobacterium infantis (8, 9, 10).
     

    Malzemelerin seçimi

    Sadece inek sütü ile olabileceği gibi veya inek, koyun, keçi ve manda gibi çeşitli sütlerin karışımından da günlük sütle evde yoğurt yapmak mümkündür; bunların tümü protein, yağ, laktoz ve yağsız kuru madde konsantrasyonlarına uygundur; Tabii ki koyun ve keçi sütü biraz daha lezzetli ve herkes için daha az çekici: eğer durum buysa, en az 50/50 oranında inek sütü ile başlayın.
    Evde yoğurt mayalayabilmek için ev yapımı veya satın alınmış yoğurt kullanabileceğiniz gibi, marketlerden temin edebileceğiniz yoğurt kültürlerini kullanabilirsiniz.
     

    Hazırlık adımları


    1) Isıl işlem

    Evde yoğurt yapım işleminin ilk adımı 3 farklı şekilde uygulayabileceğimiz ısıl işlemdir:

    – 95 °C’de 5-10 dakika

    – 90 °C’de 10-15 dakika

    – 80-85 °C’de 20-30 dakika

    Bildiğimiz üzere, uzun süreler boyunca yüksek sıcaklıkların uygulanması sütün besin değerlerini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle, bu ilk adımı yerine getirirken boş yere, sütü gerekenden daha uzun süre yüksek sıcaklıklarda tutmamak için bir gıda termometresi kullanmanızı önemle tavsiye ederim.

    Isıl işlemin temel faydaları

    – Endüstride bu aşama, bakteri yükünde önemli bir azalma sağlayan pastörizasyonun yapılmasını mümkün kılar. Pastörizasyon ya 63 °C’de 30 dakika (Düşük sıcaklıkta uzun süre) veya 72 ° C’de 15 saniye (Yüksek sıcaklıkta kısa süre) olarak uygulanabilir; bu değerler vejetatif formdaki patojenik bakterilerin çoğunu, mayaları ve küfleri yok eder; enzimlerin bazıları etkisiz hale getirilirken sütün tadı hemen hemen hiçbir değişime uğramaz; peynir altı suyu proteinleri ise çok az denatürasyona uğrar veya hiç bozunmazlar; ayrıca sütün bakteriyostatik ve soğuk aglütinasyon özellikleri de bozulmadan aynı kalır(11).

    Ancak istediğimiz pastörize edilmiş sütü, yeniden pastörize etmek değil, fotoğrafta gördüğünüz şekilde taş gibi bir yoğurt elde etmek için sütün fiziksel ve kimyasal özelliklerini değiştirmek istiyoruz.

    Bu nedenle, yüksek sıcaklıkta uzun süreli pastörizasyon yapmalıyız, örn. 80-85 °C’de 20-30 dakika veya 90-95 °C’de 5 dakika. Bu sayede sporlar dışında, vejetatif formdaki mikro-organizmaların çoğu yok olur; enzimlerin çoğu etkisizleşir; serum (peynir altı suyu) protein içeriğinin neredeyse tümü denatüre olur. Ayrıca, bazı çok hassas insanlar, bu sıcaklıklarda ketonların ve diğer uçucu bileşiklerin oluşumu nedeniyle belirgin bir ‘pişmiş’ tadı algılayabilir(12, 13).

    – Yoğurt oluşumu için gerekli çökelmeyi başlatacak olan β-laktoglobulin ve α-laktoalbümin gibi serum proteinlerinin denatürasyonu yoğurda o karakteristik beyaz porselen rengini verir. Hem serum proteinleri hem de kazein sütte stabil formlarda bulunur; o kadar kararlıdırlar ki, birbirleriyle veya sütün içinde bulunan başka herhangi bir molekülle ‘birlik olmaya gerek duymazlar’. Ancak sıcaklık 80 dereceyi aştığında, (peptit) bağları bozulur ve ortamda optimum bir asitlik varsa (pH 6.5’in altında) ‘yeni ilişkiler için müsait‘ hale gelirler. Böylece, serum proteinlerinin, pıhtı matriksine, kazeinlerle oluşturdukları yeni bağlar aracılığıyla katılımı, daha fazla katı ve viskozitesi yüksek bir pıhtılaşma elde edilmesine izin verir.

    – Isıl işlem, mikro-aerofilik bir ortamın oluşturulmasına izin verir (düşük oksijen seviyelerinde); bu nokta çok önemlidir, çünkü birçok bakteri suşunun oksijen toleransı düşüktür (örneğin, lactobacillus), ancak ortamda çok az oksijen olduğunda büyümesi ivme kazanır.

    – Son olarak, bu işlem laktoz, protein ve minerallerden oluşan sütün yağsız kuru maddesini artırmaya yardımcı olur ve böylece mükemmel yoğunlukta bir yoğurt elde edilmesi mümkündür: gizemli bir şey değil tabi, sütü kaynattığımızda, buharlaşma sayesinde, kaçınılmaz olarak su içeriğini azaltmış oluruz ve dolayısıyla son ürün daha konsantre hale gelmiş olur.

    Türk Gıda Kodeksinde (TSE) belirtildiği üzere yoğurdun % 12 oranında yağsız kuru madde içermesi gerekir. Evde yoğurt yapımı tarifini belirttiğim şekilde uyguladığınız takdirde, süzme yoğurt kadar olmasa da piyasada satılan birçok yoğurttan daha kıvamlı bir yoğurt elde edeceksiniz.
     

    2) İlk soğutma

    Isıl işlemden sonra sütü soğutmamız gerekiyor. Bu aşama, sütü, laktik asit bakterilerinin büyümesi için ideal bir sıcaklığa getirmek için kullanılır; bunlar özel gereksinimlere sahip canlı organizmalar olduklarından, geçerli ideal aralık 43 ile 45 °C arasındadır.
     

    3) Başlangıç kültürlerinin hazırlanması

    Marketten aldığınız bir yoğurt kültürünü kullanmak istiyorsanız, paketin üzerindeki talimatlara riayet edin.
    Ama eğer, yoğurtla (ev yapımı veya satın alınmış) mayalamayı tercih ederseniz, son kullanma tarihine çok yakın olmayan (zamanla mevcut laktik asit bakterilerinin sayısı kaçınılmaz olarak azalmaktadır) ve doğal bir yoğurt (meyveli veya şekerli olmayan) tercih etmelisiniz.
    Gereken miktardaki yoğurdu (yaklaşık % 1-2 mükemmel bir orandır: 1 litre süt için 1 silme çorba kaşığı ev yapımı yoğurt kullanıyorum), oda sıcaklığındaki birkaç çorba kaşığı süt ile birlikte karıştırın.

    Ve şimdi, evde yoğurt yapımı prosedürü için olduğu kadar, endüstriyel fabrikaların bile dizlerinin titremesine neden olan, en önemli aşamaya hazırlanın: mayalama!
     

    4) Mayalama (İnkübasyon)

    Mayalama, tüm sürecin belirleyici adımıdır: laktoz, süt proteinleri ve mikrobiyal içerikte önemli değişiklikler meydana gelir; vitamin ve minerallerde ise büyük bir değişiklik olmaz. Laktozun laktik aside dönüşümü, yoğurda sadece hafif ekşi bir tat vermekle kalmaz, aynı zamanda çeşitli fiziksel ve kimyasal değişiklikler için bir kofaktör görevi görür. Bunlar arasında sütün pıhtılaşması, biyo-koruyuculuk özelliğinde olduğu kadar süt proteinlerinin ve şekerlerinin sindirilebilirliğindeki artış gibi.
    Tüm bunlar, L. bulgaricus ve S. thermophilus arasındaki mükemmel ekip çalışmasından kaynaklanır; ki bunların simbiyotik faaliyetleri daha hızlı bir asitleşmeye ve dolayısıyla daha verimli bir mayalamaya ulaşılmasına yol açar, bakterilerin tek tek kullanılması halinde aynı performanstan söz etmek imkansızdır.
    Optimum mayalama 43-45 derece arasında gerçekleşir ve 4-5 saatte tamamlanmalıdır.
     

    5) Son soğutma

    Mayalama aşamasında istenen pH değerine (yaklaşık 4.3-4.5) ulaşıldığında, laktik asit bakterilerinin büyümesini ve metabolik reaksiyonlarını engellemek; dolayısıyla yoğurdun fazla asitleşmesini önlemek için inkübasyon durdurulmalıdır. Bunun için yoğurdun buzdolabına (dolabınız 10 derecenin altında, ama en iyisi 4 derecede olmalı) konulması yeterlidir. Mükemmel sertliğe ulaşması için yoğurdun en az 12 saat bu sıcaklıklarda kalması gerekir.
     

    GÜNLÜK SÜT İLE EVDE YOĞURT YAPIMI TARİFİ


    Malzemeler

    1 litre günlük, yarım yağ süt (organikse daha iyi): Yoğurt kültürü ile karıştırmak için 2 yemek kaşığı sütü bir kenara ayırın (tam yağlı sütü tercih edebilirsiniz, ancak yağsız süt asla tavsiye edilmez)

    1 yemek kaşığı yoğurt, ev yapımı veya satın alınmış (organikse daha iyi).

    Ayrıca iyi yıkanmış bir çelik tencere ve kaşık, yoğurt mayalamak için sterilize bir kap (veya kaplar), bir mutfak bezi ve bir fırına ihtiyacınız olacak!

    Hazırlanması

    2 yemek kaşığı sütü temiz bir kaba koyun ve oda sıcaklığında bekletin.
    Yoğurt kültürü olarak kullanmak için 1 silme çorba kaşığı yoğurdu (her zaman temiz kaşık kullanın) başka bir kaba koyun.
    Sütü kaynatın (80 derecenin üzerinde) ve bu sıcaklıkta yaklaşık 15-20 dakika tutun, sık sık (sürekli değilse)kaynama noktasına gelmiş süt tencerenin dibine yapışmaması için karıştırın; sürekli karıştıramıyorsanız, sütün taşmasını önlemek için tencereye çapraz şekilde duracak bir kaşık koyun. Ayrıca, süt miktarının en az 3 katı hacme sahip bir tencere seçmek, kötü kazaların önlenmesine yardımcı olacaktır. Tencerenin dibinin tuttuğunu düşünüyorsanız, pişme işlemi bitince sütü başka bir ısıya dayanıklı cam / porselen / toprak kaba aktarın.

    Şimdi sütün soğumasına izin verebilirsiniz; onu optimum mayalama sıcaklığına (yani 43-45 derece) getirmek için iki seçeneğiniz vardır:

    1) tencereyi (veya seçtiğiniz kabı) soğuk suyla dolu bir kabın içine koyun;

    2) doğal olarak soğumasını bekleyin (2 litre süt yaklaşık 25 dakikada soğuyor).

    Ekstra öneri

    Bu sıcaklıkları elde etmek veya tahmin etmek bir gıda termometresi kullanırsanız çok kolaydır; eğer evinizde yoksa, denenmiş ve test edilmiş yöntemimi takip edin.
    Küçük parmağınızı (ısıya en duyarlı olarak kabul edilir) çok iyi yıkayın ve sıcak sütün içine koyun (kaynar olmasın: bu testi yaklaşık ateşten indirdikten 10-15 dakika sonra yapın) ve 7-8 saniyeye kadar sayın; daha fazla dayanamıyorsanız, bu sütünüzün mayalamaya hazır olduğu anlamına gelir.
    Parmağınızı sütün içinde hiç tutamıyorsanız, bu sütün hala çok sıcak olduğu anlamına gelir; soğuması için birkaç dakika daha bekleyin ve testi tekrar yapın.
    Son olarak, parmağınızı eğer 8 saniyeden daha uzun süre tutabiliyorsanız, bu sütün ideal sıcaklığın ötesinde soğuduğu anlamına gelir: biraz daha ısıtın ve testi tekrarlayın

    Sütün soğumasını beklerken, bir kapta yoğurdu, oda sıcaklığında beklettiğiniz 2 kaşık süt ile karıştırın; yoğurdun homojen bir şekilde çözülmesini sağlayın.
    Şimdi sınav zamanı. Ancak sütü ve yoğurt ile mayalamadan önce inkübasyon alanını hazırlamamız gerekiyor: daha kontrollü bir mayalama için fırını kullanmanızı öneririm. Eğer sizde mutlu sona hasret “battaniye” denemelerinden sıkıldıysanız, evde yoğurt yapımı için bundan başka yöntem aramayacaksınız.

    50 derece altında çalışabilen modern bir fırınınız yoksa, bu aşamada sadece biraz daha yaratıcı olmalısınız:

    – sadece fırının lambasını yakabilirsiniz, bu sıcaklığın muhafaza edilebilmesine yardımcı olur.

    fırın lambası yanmaya başladığında eğer havalandırması da başlıyorsa, ekşi mayalı ekmek hamuru için önerdiğim gibi, fırının içine yoğurtla beraber, her iki saatte bir yenileyeceğiniz kaynar suyla dolu bir kap yerleştirin (prosedürün açıklamasına buradan erişebilirsiniz). Bu iki durumda mayalama süresinin 7-8 saate uzatılması tavsiye ederim.

    Sıcaklığı 43-45 dereceye ayarlayabilen bir fırın ile, ‘nefesinizi tutmaya son verebilirsiniz‘!

    fırında yoğurt mayalama
    Bu sıcaklıklarda mayalama (fırın çalışıyorken) 4 ila 5 saat sürer.
    Fırını çalıştırın ve istenen sıcaklığa ulaştığında (bu düşük sıcaklığa fırınınız birkaç dakikada ulaşacaktır) mayayı, ısıtılıp soğutulmuş süt ile hafifçe karıştırarak birleştirin; homojen şekilde karışması için bir şırınga kullanabilirsiniz veya bir kaşıkla.

    Burada da iki seçeneğiniz var

    tek bir kap veya

    – birkaç kap (cam kavanoz gibi) kullanın: bu durumda sütü tencerede (veya başka bir kapta) maya ile karıştırmanızı ve sonra bir kepçe ile karışımı kaplara aktarmanızı öneririm.

    Vakit kaybetmeden ve olabildiğince stabil olmaya çalışarak kap(lar)ı fırına koyun ve üzerini temiz bir tülbent veya mutfak bezi ile örtün ve 4-5 saat orada mayalamaya bırakın.

    Ardından fırını söndürün, yarı yoğurdun oda sıcaklığına soğumasını bekleyin (2-3 saat kadar). Ben buna yarı yoğurt diyorum çünkü bu, ancak son adım olan son soğutmadan sonra gerçek yoğurt haline gelecektir.

    Son olarak, mayalanmış yoğurt kaplarını kapaksız olarak buzdolabına, olabildiğince nazik bir şekilde aktarın.

    En az 12 saat sonra (süre ne kadar uzun sürerse, yoğurt o kadar sertleşir) mükemmel kıvamda evde yoğurt yapmış olacaksınız. Bu andan itibaren kapların kapağını kapatabilirsiniz.

    Süzme yoğurt yapmak için, hazırladığınız yoğurdu içine tülbent kapladığınız bir süzgeç içine dökün ve buzdolabında 4-12 saat süzülmesini bekleyin. Ancak biriken suyu atmayı aklınızdan bile geçirmeyin: peynir altı suyu çok işlevsel ve faydalıdır. Mutfaklarımızda nasıl kullanılacağına dair bir yazı çok yakında hazır olacak o zamana kadar onu ekmek veya ayran yapmak için de kullanabilirsiniz.

    Bu evde yoğurt yapımı tarifi ile elde edilen yoğurt, buzdolabında 15 gün muhafaza edilebilir: ama bu bir ütopya tabi, elbette onu çok kısa bir sürede tüketeceksiniz.

    Afiyet olsun ve herkese iyi devrimler

     

    Kaynakça
    1) Gökçen DURUKOĞLU. AN ESSAY ON THE ETYMOLOGY OF THE LEXEME “YOGURT” Uluslararası Türk Lehçe Araştırmaları Dergisi (TÜRKLAD) Cilt 1 Sayı 1 2017. 100-103
    ZZ Sfakianakis, P., & Tzia, C. (2014). Conventional and Innovative Processing of Milk for Yogurt Manufacture; Development of Texture and Flavor: A Review. Foods (Basel, Switzerland), 3(1), 176–193. https://doi.org/10.3390/foods3010176
    2) Weerathilake, W. A. D. V., et al. “The evolution, processing, varieties and health benefits of yogurt.” International Journal of Scientific and Research Publications 4.4 (2014): 1-10.
    3) Shah, Nagendra P. “Health benefits of yogurt and fermented milks.” Manufacturing yogurt and fermented milks 327 (2006).
    4) Kok, Car Reen, and Robert Hutkins. “Yogurt and other fermented foods as sources of health-promoting bacteria.” Nutrition reviews 76.Supplement_1 (2018): 4-15.
    5) El-Abbadi, Naglaa Hani, Maria Carlota Dao, and Simin Nikbin Meydani. “Yogurt: role in healthy and active aging.” The American journal of clinical nutrition 99.5 (2014): 1263S-1270S.
    6) Hamann, W. T. and E. H. Marth. “Survival of Streptococcus thermophilus and Lactobacillus bulgaricus in Commercial and Experimental Yogurts.” Journal of food protection 47 10 (1984): 781-786 .
    7) il Codex Alimentarius della FAO, www.codexalimentarius.org
    8) Bourlioux P, Pochart P. Nutritional and health properties of yogurt. World Rev Nutr Diet. 1988;56:217-58. doi: 10.1159/000416229. PMID: 3142155.
    9) Aurora Perez-Cornago, et al Intake of High-Fat Yogurt, but Not of Low-Fat Yogurt or Prebiotics, Is Related to Lower Risk of Depression in Women of the SUN Cohort Study, The Journal of Nutrition, Volume 146, Issue 9, September 2016, Pages 1731–1739
    10) Ouuwehand, A. C. e Salminen, S., Isolauri, E. Probiotics: an overview of beneficial effects. 82, 2002, Antonie van Leeuwenhoek, p. 279-289
    11) Chandan R.C. Chapter 1 History and consumption trends. In: Chandan R.C., editor. Manufacturing Yogurt and Fermented Milks. Blackwell Publishing; Ames, IA, USA: 2006. pp. 3–17.
    12) Walstra P., Wouters J.T.M., Geurts T.J. Dairy Science and Technology. Taylor & Francis Group, LLC; Boca Raton, FL, USA: 2006. Chapter 7 Heat treatment; pp. 225–272
    13) Boelrijk A.E.M., de Jong C., Smit G. Chapter 7 Flavour generation in dairy products. In: Smith G., editor. Dairy Processing. Woodhead Publishing LTD; Cambridge, UK: 2003. pp. 128–153.

     

    İlginizi çekebilir:

    Summary
    Fırında günlük süt ile evde yoğurt: kusursuz kıvam, güvenilir sonuç
    Article Name
    Fırında günlük süt ile evde yoğurt: kusursuz kıvam, güvenilir sonuç
    Description
    Yoğurt çok faydalı bir fermente besindir: onu evde yapmak, tamamen sağlıklı, sürdürülebilir ve düşük maliyetli bir hale getirir
    Author
    Publisher Name
    CHE Food Revolution
    Publisher Logo