Gıda Bilinci

Darı Nedir: Özellikleri, faydaları, neden ve nasıl tüketmeli

Bir kap içinde tepeleme doldurulmuş darı

Darı Nedir, neden insanlığın geleceği için önemlidir

Kuraklık, dünyanın geleceğini tehdit ediyor ve bazı ülkeler diğerlerinden daha büyük bir hızla korkunç bir seçim yapma zorunluluğuna yaklaşmakta; suyu tarım için mi kentsel kullanım için mi kısıtlamalı?
En ürkütücü (ama belki de en gerçekçi) senaryolarda, 2100 yılına kadar küresel sıcaklığın dünyanın farklı yerlerinde 1 ila 6 derece arasında artacağını görüyoruz (1,2). Bu sadece kutup ayıları için değil, tüm insanlık için ciddi bir sorun olacak: zira, tarım sıcaklık değişimlerine karşı son derece hassas!
İklim dengesizlikleri giderek daha sık hale geliyor: geçtiğimiz günlerde (16 Şubat 2021) ABD’deki Houston, Alaska’dan daha soğuk oldu.
Ne yazık ki, insan faaliyetleri son 40 yılda gerçekleştiği şekilde, atmosferi kirletip su rezervlerini tüketerek devam etmekte; değişen tek şey bu faaliyetlerin önüne çok havalı ‘yeşil’ sıfatını eklemek: yeşil enerji, yeşil tarım, yeşil ulaşım!
Normalde görülmeyen yerlerde olağanüstü soğuk ve don; kısa süreli aşırı yağış nedeniyle oluşan seller; sayısız yüksek sıcaklık rekorları ve buna bağlı oluşan kuraklık gibi durumların karşı karşıya olduğumuz uçurumun çok belirgin işaretleri olmasına rağmen, rotayı tersine çevirmeye veya hızı düşürmeye yeltenmiyoruz … belki de zaten dönüşü olmayan noktayı çoktan geride bıraktığımız için.

Bilinçli insanlar olarak biz çevreciler elimizden geleni yapıyoruz: turbo-tüketime son verip, toplu taşımayı ve/veya bisikletleri tercih ediyoruz veya konvansiyonel tarım ve entansif hayvancılık sayesinde bugünkü seviyesine ulaşabilmiş aşırı gıda tüketimini azaltmayı seçiyoruz.
Ancak daha fazlasını yapabiliriz: yetişmesi sırasında fazla su gerektirmeyen mahsulleri seçebiliriz.
Sonuçta, sağlıklı beslenme aynı zamanda gezegenimizin mevcut koşullarına uyum sağlamayı da içerir.
Bu kısa ama gerekli açıklamadan sonra darı nedir sorusuna yanıt vermeye başlayabilirim.
Gramineae ailesinden olan bu tahıla özel bir yer ayırmaya karar verdim; darıyı besin özellikleri açısından değerlendirip, neden yeniden benimsememiz gerektiğini ve nasıl pişirileceğini açıkladım.

Darı insanlık için önemli bir besindir, çünkü tıpkı bir zamanlar yaptığı ve iklimsel açıdan kritik ülkelerde hala yapmaya devam ettiği gibi, belki de bir gün bizi yeniden açlıktan kurtaracaktır, muhtemelen hak etmiyor olsak bile!

Darı nedir?

Biyolojik çeşitliliğin gerçek bir yaşayan örneği olan darı terimini kullandığımızda aslında çok çeşitli küçük tahılları dahil etmekteyiz. Öyleyse darı “çoğul olarak düşünülmesi gereken tekil bir besindir”.

Darı tipleri

Dünya çapında en yaygın olarak yetiştirilen darı türü inci darıdırPennisetum glaucum (tüm dünya üretiminin neredeyse yarısı); ardından üretimin diğer % 30’unu oluşturan kum darıPanicum miliaceum ile birlikte cin darıSetaria italica gelir; geri kalan % 20 ise eşit olarak ragi darısından (%10) Eleusina coracana ve küçük darı Panicum sumatrense, Barnyard darıEchinochloa utilis, Kodo darıPaspalum scrobiculatum, vb gibi çok çeşitli küçük türlerden oluşur(3).
Ülkemizde başlıca inci, ragi, kum ve cin darı üretilmektedir. Ancak TÜİK’in verilerine göre darı ekim alanı son 20 yıl içinde gerileme göstermiştir (2003 yılında 40 bin dekara ulaşmışken, 2014 yılında 26,6 bin dekara düşmüştür). Ancak diğer türlerin, organik ürünler satan marketlerde veya internet satışı yapan mağazalarda, çeşitli kullanımlar için farklı biçimlerde bulunması mümkündür: kabuksuz veya tam olarak, un, darı patlağı veya ezmesi şeklinde satılır.

İnci darı

İnci darı, kuraklığa en dayanıklı tahıllardan biri olduğu için çok daha yaygın olarak yetiştirilmektedir; yıllık 250 mm’den az yağışla bile kuzenlerini (mısır, pirinç, sorgum, ekmek ve durum buğdayı) yetiştirmenin bir mucize gerektireceği koşullarda dahi verimli olmayı başarır(4). Ayrıca şaşırtıcı bir fotosentez kapasitesine, biyokütle üretimine sahip olmakla birlikte, süper güçleri sayesinde 42 santigrat dereceye kadar olan sıcaklıklara dayanabilmektedir(5).
Tüm bunlar yetmezmiş gibi çok kısa bir büyüme döngüsüne sahiptir: Sahra altı Afrika ve Hindistan gibi kurak veya yarı kurak ülkelerde otomatik olarak en yaygın şekilde yetiştirilen tahıldır; diğer bir deyişle, en az 90 milyon insan için temel gıda maddesi anlamına gelir.
Şahsen, onu tercih etmemdeki etken onun bu dirençliliği, ancak “küçük kibritçi kız” misali gıdalara karşı her zaman sempati beslediğimi de inkar edemem. Esasen, yoksul olarak tanımlanabilecek halklar tarafından tüketilen darının, bu nedenle geçmişte ve hala günümüzde bile ‘kaba tahıl’ veya ‘fakirin tahılı’ olarak adlandırıldığı bilinir.
Ancak tarihin en zenginlerinin burun çevirdikleri bu tahıla saygı duymamızı gerektiren başka sebepler de var: mesela besinsel özellikleri.

Besinsel özellikler açısından darı nedir?

Darı nedir sorusuna besinsel özellikleri açısından farklı bir cevap vermek mümkün: insanın sağlıklı olabilmesi için gerekli olan diyet lifi, protein, mineral, vitamin ve antioksidanların yeterli seviyelerine sahip olması sebebiyle fonksiyonel ve nutrasötik bir gıda olarak kabul edilmektedir. Ayrıca darının, vücutta yağ emilim oranını, kolesterolü, kalp hastalığı riskini ve tansiyonu azaltıcı özellikleri sayesinde kalp damar hastalıkları ve kanser için koruyucu etkileri olduğu da bilimsel olarak açıklanmıştır(6).
Darının zengin batı dünyasındaki son zamanlardaki ünü kısmen, gluten içermemesinden kaynaklanmaktadır. Çölyak hastası ve gluten duyarlılığı olanların sayısındaki artış dikkatleri, neredeyse buğday kadar eski olmasına rağmen, unutulmuş olan bu tahılın, üzerine çekmede önemli bir etken oldu.
Tadı kinoadan çok daha iyi olsa da buğday kadar iyi olmadığını söylemeliyim.
Gluten içermemesi, onu ekmek yapımı için tercih edilen bir tahıl haline getirmese de; darı pilav, krema/lapa, köfte ve tatlı yapımında son derece etkileyici sonuçlar sunar.
Gerçekten de, popülerliğinin büyük kısmı, önemli bir kan şekeri düşürme etkisine sahip bir tahıl olmasından kaynaklanır. Darı, yüksek düzeyde karbonhidrat içermesine ve bileşimindeki nişasta miktarının, neredeyse pirinçte buluna değer ile aşağı yukarı aynı olmasına rağmen, böyle bir özellik sergilemesi onu gerçekten de gizemli bir konuma koyar. Bu gizemin perde arkasında ise onun yağlar, proteinler ve fenolik bileşiklerden oluşan zengin ve kozmopolit bileşimi (özellikle tam darının bileşimindeki) göze çarpar. Öyle ki, glikoz içeren bir öğün sonrasında bile eğer darı tüketilmişse kan şekerinde önemli bir yükselme kaydedilmez ve kişi uzun süre tok hisseder (7). Bu da tek başına darıyı, şeker hastaları ve insülin direnci gösteren kişiler veya sadece diyet yapanlar için bile mükemmel bir müttefik haline getirmeye yeterlidir.

TABLO: Bazı tahılların besin öğeleri bileşimi (% 12 nem içeriğine sahip, 100 gram yemeye hazır ürün için)

bazı tahılların besin öğeleri bileşimini gösteren tablo

Neden darı yemeliyiz?

Tabloda darının, karbonhidrat ve lif açısından olduğu kadar yağ bakımından da zengin olduğu görülmektedir: mısırdan daha fazla yağ içermesi dikkat çekicidir. Aynı zamanda en az buğday kadar da iyi bir protein seviyesine sahiptir. Tüm tahıllarda olduğu gibi, darı da tam bir temel amino asit profiline sahip değildir (burada kinoa ile ilgili daha fazla bilgi bulabilirsiniz): lizin, treonin ve triptofan darının bileşiminde bulunmazlar.

Bununla birlikte, darı amino asit bileşimi konusundaki üçüncü özelliği sayesinde veganlar arasında bile popüler bir gıda haline gelmiştir: demir, kalsiyum, silisik asit ve magnezyum gibi mineraller açısından da zengin olmasının yanı sıra optimum düzeyde metiyonin içerir (inci, ragi ve Barnyard darılarında ayrıca sistein de bulunur). Sülfürlü yapıda olan bu iki amino asit (metiyonin ve sistein) bitki dünyasında nadir görülürler; yani vejeteryanların, veganların ve CHEtaryanların diyetlerini oluşturan çeşitli baklagiller ve tahıllar için ‘sınırlayıcı’ bir özellik taşırlar. Bu nedenle, söz konusu temel amino asitler bakımından fakir olan darıyı, bu eksik bileşenler bakımından zengin olan diğer bitkisel protein kaynakları ile birleştirirsek, komple bir protein profili elde etmek mümkündür.
Örneğin inci darı ile nohutun 3:1 oranında birleştirilmesi durumunda (yani 50 g nohut için 150 g inci darı) günlük protein ihtiyacının % 100’ünden fazlası kolayca elde edilebilmektedir(9). Bu nedenle, lizin, treonin ve triptofan içermediklerinden tahıl bazlı öğünlere, baklagillerin (triptofan ve treonin bakımından zengin) ve soyanın (lizin bakımından zengin) eklenmesi tavsiye edilir. Bu bağlamda, amino asit kombinasyonunun tam olmasını sağlamak amacıyla özel olarak tasarladığım, çok lezzetli iki tarifi burada ve burada sizlerle paylaşıyorum.
Ve son olarak, mutfak sahnesindeki yükselişinin bir başka nedeni de yüksek miktarda silisik asit içermesidir; bu madde, tırnaklar, saçlar, kemikler, dişler, kıkırdak ve cilt için son derece önemli bir mineraldir. Darının çok eski zamanlardan beri, ipeksi tüyleri ile göz alan papağan ve diğer kuşlar için yem olarak kullanılması, bu konuda inandırıcılığı yüksek bir kanıttır.

Ancak hipotiroidizm hastası olanlar dikkatli olmalıdır, zira vücuttaki iyot emilimini engelleyebilecek guatrojenik yapısı nedeniyle, darı kullanımını sınırlamak yerinde bir karar olmaktadır.

Darı nasıl pişirilir

Darı nedir, neden yenmelidir öğrendikten sonra, nasıl pişirildiğini söylemek gerek.
Darıyı ıslatmaya gerek olmadığı iddia ediliyor ama ben en az bir saat suda bırakmayı tercih ediyorum. Tam darı kullanmak istiyorsanız, anti-besin konsantrasyonunu azaltabilmek için 4-6 saate kadar suda bekletmenizi tavsiye ederim.
Daha sonra, darı yıkama suyu berrak oluncaya kadar akan su altında yıkanmalıdır (daha sürdürülebilir bir işlem olması için yıkama suyunu çiçeklerinizi sulamada kullanın).
Bu adım önemlidir, çünkü aynı kinoa gibi darı da, ona sadece acı bir tat vermekle kalmayıp aynı zamanda mineral tuzlarının emilimini de engelleyen yüksek dozda saponin içerir.
Darı artık pişirilmeye hazırdır; pilav olarak yenecekse, önce bir tavada az yağla kızartıp sonra sıcak su ilave etmenizi öneririm; bir krema veya tatlı (buradan harika bir tarif okunabilir) yapmak istiyorsanız, doğrudan kaynar suda veya sütte pişirebilirsiniz: farklı darı türlerinin farklı gereksinimleri olduğundan, kullanılacak su miktarını paketin üzerindeki talimatlara göre belirleyin.
Düdüklü tencerede pişirecekseniz, düdük sesinden sonra 7-9 dakika pişirmek yeterlidir; normal bir tencere kullanacaksanız bu sürenin iki katını beklemeniz gerekecektir.
Pişirme işlemini tamamlamak ve tahılın şişmesine yardımcı olmak için 5 dakika kadar demlemeye bırakmanız da ayrıca faydalı olur.

Herkese mutlu devrimler

Kaynakça
1) National Research Council (NRC). Advancing the science of climate change (The National Academies Press, Washington, DC, 2010)
2) Collins, M., et al. 2013: Long-term Climate Change: Projections, Commitments and Irreversibility. In: Climate Change 2013: The Physical Science Basis. Contribution of Working Group I to the Fifth Assessment Report of the Intergovernmental Panel on Climate Change [Stocker, T.F., D. Qin, G.-K. Plattner, M. Tignor, S.K. Allen, J. Boschung, A. Nauels, Y. Xia, V. Bex and P.M. Midgley (eds.)]. Cambridge University Press, Cambridge, United Kingdom and New York, NY, USA
3) Cereal Grains R.K. Price, R.W. Welch, in Encyclopedia of Human Nutrition (Third Edition), 2013
4) Varshney, R., Shi, C., Thudi, M. et al. Pearl millet genome sequence provides a resource to improve agronomic traits in arid environments. Nat Biotechnol 35, 969–976 (2017). https://doi.org/10.1038/nbt.3943
5) Vadez, V., Hash, T., Bidinger, F.R. & Kholova, J. II 1.5 Phenotyping pearl millet for adaptation to drought. Front. Physiol. 3, 386 (2012).
6) Saleh, A.S.M., Zhang, Q., Chen, J. and Shen, Q. 2013. Millet Grains: Nutritional quality, processing, and potential health benefits. Comprehensive Reviews in Food Science and Food Safety.12: 281-295
7) Pathak P, Srivastava S, Grover S. Development of food products based on millets, legumes and fenugreek seeds and their suitability in the diabetic diet. Int J Food Sci Nutr. 2000 Sep;51(5):409-14. doi: 10.1080/096374800427019. PMID: 11103307.
8) Hulse. Laing and Pearson. 1980: United States National Research Council/National Academy of Sciences. 1982. USDA/HNIS. 1984. visibile su Sorghum e Millet in Human Nutrition http://www.fao.org/3/T0818E/T0818E0b.htm
9) Seetha Anitha, Mahalingam Govindaraj, Joanna Kane‐Potaka. Balanced amino acid and higher micronutrients in millets complements legumes for improved human dietary nutrition. Cereal Chemistry 2020. Volume97, Issue1 Special Issue: Cereal Grains for Nutrition and Health 74-84 January/February 2020

Çalışmalarımın önemli olduğunu düşünüyorsanız, desteğinizi esirgemeyin:

katkınız küçük de olsa Devrimi ileriye taşımak için esastır.
Teşekkür ederim

İlginizi çekebilir:

Summary
Darı Nedir: Özellikleri, faydaları, neden ve nasıl tüketmeli
Article Name
Darı Nedir: Özellikleri, faydaları, neden ve nasıl tüketmeli
Description
Darı, fonksiyonel ve nutrasötik özellikte bir besindir: önemli faydalarını, neden ve nasıl tüketmemiz gerektiğini keşfedin
Author
Publisher Name
CHE Food Revolution
Publisher Logo

20 thoughts on “Darı Nedir: Özellikleri, faydaları, neden ve nasıl tüketmeli

  1. Christine Klar dedi ki:

    Nerede bu soyulmuş dari insan yemeği için satın alıyorsunuz?
    Teşekkürler, Christine Klar, Antalya

    1. Başak dedi ki:

      Merhaba Christine,
      Antalya’da oturuyorsunuz herhalde, orada darıyı aktarlarda bulabileceğinizi tahmin ediyorum.
      Ama yanılıyor olabilirm diye size bu linki vermek istedim, isterseniz buradan sipariş edebilirsiniz.
      İyi günler dilerim
      https://www.veganbakkal.com.tr/organik-akdari—millet-500-gr-528
      başak

      1. Ece dedi ki:

        Linki ben de rica edebilir miyim lütfen?

        1. Başak dedi ki:

          Merhaba Ece,
          bu bağlantıyı kullanabilirsin ama umarım memnun kalırsın; çünkü ben bu firmayı hiç denemedim. Alışverişin kötü giderse lütfen bilgilendir beni ki böylece ileride diğerlerini yanlış yönlendirmiş olmayayım.
          Ayrıca aktarlara Milet (akdarı) olarak tarif edersen, muhtemelen onlar da sana yardımcı olabilecektir. Böylesi sağlıklı bir ürünün böyle zor bulunuyor olması gerçekten çok üzücü

          1. Ece Coskun dedi ki:

            Çok teşekkür ederim bilgilendirme için… siparisi verdik… update gonderecegim

          2. Başak dedi ki:

            Herseyin yolunda gitmesi umuduyla iyi pazarlar

    2. Ramazan dedi ki:

      Başak Bartu Hanım Merhaba

      Bu sayfaya belki inanmayacaksınız ama
      Araba markalarının anlamlarını araştırırken ulaştım.
      (Hundai ve Honda) isimlerinin sonundaki da; pirinç , dai;pirinç tarlası anlamında kullanılmış tabiki da dai kelimelerini
      google’dan araştırırkende “darısı başına” deyimi çıkanlar arasında dikkatimi çekti. Biliyorsunuz başa taç olan yada gelinlerin boynuna kolye şeklinde asılan karanfil gibi şeyler değerlidir ve bereketi sağlığı senbolize eder. Bu fikirle darının diğer adı mısır olsada belki tahılların genel adı olup olmadığını araştırırken sizin çok değerli makalenize ulaştım. Evet hiçbir çaba boşuna değildir. Eğer genetiği değişmemiş tohumlara ulaşırsam üretimini yapmayı düşünüyorum.
      İzninizle makenizi FB’da paylaşmak istiyorum. Herşey için çok teşekkür ederim

      1. Başak dedi ki:

        Sayenizde ben de yeni bir şey öğrendim Ramazan Bey, Hyundai ve Honda markalarının anlamları olduğunu bilmiyordum; bunun için ben size teşekkür ederim.
        Giderek çölleşen dünyamızın geleceği gözönüne alındığında, kuraklığa dayanıklı darı bitkisinin üretimini planlamak son derece akıl karı!
        Size çalışmalarınızda başarılar ve sağlıklı yarınlar dilerim
        Başak

        1. Aysegul dedi ki:

          Selam Başak açıklama İçin cok teşekkürler bende akdarıyı yeni kesfedenlerdenim onunla sarma yaptım içliköfte yaptım fellah köftesi kısır pilav ve daha birçok tarif ancak hipo troidi aynı zamanda haşimatoyum için riskli demişsin:((en son 5 kilo darı almıstım elimde patlayacak sanırım:))

          1. Başak dedi ki:

            Sevgili Ayşegül,
            darı (ak darı) guatrojenik besinler grubunda olduğundan vücudun iyot mekanizmasını etkiler, bu da halihazırda tiroid sorunu yaşayanlar için bir tehdit oluşturur. Ancak gıdalar söz konusu olduğunda zehirden bahsetmiyoruz tabii (Paracelsus’un dediği gibi zehiri zehir yapan miktarıdır), sadece diyetimizdeki miktarlarını sınırlamamız gerekir; zira bu grupta insan sağlığı için çok faydalı daha pek çok besin bulunur: lahana, brokoli, şalgam, karnabahar vs. Bu besinlerin hiç tüketilmemesi başka sorunlara yol açabilecektir.
            O yüzden darıyı dolapta saklamanı ve haftada üç kere ve yarım porsiyonu geçmeyecek şekilde tüketmeni öneririm. Ve esenlikler dilerim
            Başak

  2. Ece dedi ki:

    Tekrar merhaba… siparişim geldi, suda bekletiyorum. Nohutlu bir tarif deneyeceğim… yanınızda tarif paylaşmaktan bahsetmissiniz… var mı acaba? 3:1 oranında nohutlu pişirmek isterim 🙂 simdiden çok teşekkür ederim

    1. Başak dedi ki:

      Merhaba Ece,
      gözünüz aydın, ilk aşamanın olumlu sonuçlanmasına sevindim.
      Ben şöyle bir şey öneriyorum, nohutu ve darıyı ayrı ayrı pişirdikten sonra kullanın, çünkü ikisinin de pişirme süreleri farklı, özellikle de darıyı ilk kez pişirecek olmanız sebebiyle.
      Ben ayrıca pişirdikten sonra, biraraya getiriyorum. Ama tencerede biraz yağ ile soğan, havuç ve kereviz rendesini öldürdükten sonra nohut (veya diğer baklagilller) ile karıştırıp, ısıtıyorum. En sevdiğim uyumlardan biri şöyle: darılı bakliyatı pişirirken, bir tencerede çok az seyrelttiğim bir tarhana çorbası hazırlıyorum, ve bu çorbayı bir sos gibi darılı bakliyat üzerinde gezdiriyorum. Eğer tarhana yemiyorsanız, fırında veya buharda pişirilmiş sebze, mantar karışımlarını, bitkisel veya normal süt kullanarak rondo sayesinde bir sos haline getirebilirsiniz.

  3. Ramazan dedi ki:

    Başak Hanım bu sayfaya (Hundai ve Honda kelimelerinin) anlamlarını araştırırken ulaştım desem inanırmısınız.
    Evet efendim bu japon ve kore arabalarının son harlerindeki (da) kelimesi pirinç (dai) pirinç tarlası anlamında bu kelimeleri google da araştırırken tesadüf darısı başına anlamında kelimesi gözüme çarptı..Biliyorsunuz başa tac olan yada düğünlerde gelinin boynuna asılan karanfil gibi şeyler değerlidir.Bizde mısırın diyer adı darıdır fakat mısırla darı arasında farklılık varmı yoksa tahılların eski adı darı mı diye araştırmaya koyuldum ve sizin sayfanıza ulaştım..Yazınız çok hoşuma gitti.Hiçbir çaba boşuna değildir. Bu değerli yazınızı izninizle FB sayfamda paylaşmak isterim.
    Herşey için teşekkür ederim

  4. Bengü dedi ki:

    Merhaba başak hanım, sayfanız harika. umarım daha çok kişiye ulaşırsınız.ben yakın bir zaman önce beslenme şeklimi düzenlemeye karar verdim başak hanım. kronik hastalıklardan arınmanın tek yolu bu diye düşünüyorum artık. sayfanızdan çok faydalandım. çok teşekkürler. benim bir sorumda olacak başak hanım. bugday harici tahıllar için yerli üretim olmasından bahsetmiştiniz.( evet bu ülkenin toprağında ve ikliminden olması benim de tercihim. fakat nasıl bulabileceğimi bilmiyorum. bana bir kaç alternatif yazmanız mümkün mü acaba?çok teşekkürler.

    1. Başak dedi ki:

      Sevgili Bengü Hanım,
      sitemde paylaştığım bilgileri faydalı bulmanız beni çok memnun etti ayrıca beslenmenize verdiğiniz önem de tam anlamıyla bir takdir konusu. Eminim damak tadınızı bozmadan en kısa zamanda bu sağlıklı yeni gıdalara uyum sağlayacaksınız.
      Yerli tahıl ürünlerini organik pazarlardan veya Tarım Kooperatifi satış mağazalarından temin edebilirsiniz, ayrıca çeşitli internet üzerinden satış yapan mağazalar da mevcut. Türkiye’de yaşayan arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla sadepazar.com/gida-75/bakliyatlar-ve-tahillar-79/tahillar-82 ve cinarim.com.tr/urun/aggro-organics-karabugday-unu/ kuruluşlar güvenilir; ama bilmenizi isterim ki benim bu markalar ile hiçbir ilişiğim yok. Siz de yeni duyumlar alırsanız benimle paylaşmanızı rica ederim.
      Size sağlık ve mutluluk dolu yeni bir yıl diliyorum
      Başak

  5. Bengü dedi ki:

    Tekrar çok teşekkürler. Sağlıklı mutlu yıllar.

  6. Fatma Gürpınar dedi ki:

    Bu güzel paylaşım için teşekkürler

    1. Başak dedi ki:

      Teşekkürler Fatma hanım,
      faydalı olabilmek ne güzel
      Sağlıklı ve mutlu günler dilerim
      Başak

  7. giri dedi ki:

    tşk. halen darı yerli nereden bulabilirim diye arıştırıyorum. yani saf ilaçsız ve gen ile oynanılmamış

    1. Başak dedi ki:

      Merhaba Sevgili Giri,
      yorumunuzu okuduktan sonra ben de küçük bir araştırma yaptım; maalesef bırakın atalık ve yerli tohumu, organik akdarı dahi bulamadım.
      Bu gerçekten ülkemiz ve tarımımız adına çok üzücü bir durum.
      Umarız yeni mahsulun gelmesini bekliyoruzdur; yine de siz aramaktan vazgeçmeyin.
      Ben de eğer bulabilirsem size haber veririm
      Esenlikler dilerim
      Başak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir