Ekonomik market alışverişi: sağlığını düşünen bilinçli tüketicilere tüyolar

     

    ekonomik market alışverişi

     

    Ekonomik market alışverişi, özellikle önemsediğim bir konu; çünkü benim için sağlıklı ve bilinçli beslenme, sadece zenginlere mahsus bir ayrıcalık değil. İşte bu yüzden, bütçeyi zorlamadan sağlıklı beslenmenin mümkün olduğunu göstermek için tasarlanan platformun adı CHE: Cheap – Ucuz, Healthy – Sağlıklı, Ethical – Etik Gıda Devrimi!
    Gündelik hayatın koşturmalı ritimlerinin, hedefe ulaşmak için bir engel yarattığı doğru olabilir, ancak bu, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi hedeflemenin illaki ev kadını/ev erkeği mahsus olduğu anlamına da gelmez.

     

    Ekonomik market alışverişinin temel adımları

    Şimdi lütfen, tasarrufu amaçlayan bilinçli bir gıda alışverişinin nasıl yapılması gerektiği konusundaki farkındalığınızı öğrenmek için tüm samimiyetinizle aşağıdaki sorulara yanıt verin:

    – Gıda alışverişiniz için ne kadar para harcadığınızı biliyor musunuz?
    – Alışverişi hep bir liste ile mi yapıyorsunuz?
    – Market alışverişi için kullandığınız listeyi, kafanızda tasarladığınız haftalık bir menüye bağlı olarak mı hazırlıyorsunuz?
    – Alışveriş yaparken son kullanma tarihi, menşe, miktar, tüketim ve saklama önerileri gibi etiket bilgilerini okuyor musunuz?
    – Genelde fazla işlenmemiş doğal gıdaları mı tercih ediyorsunuz? Diğer bir deyişle hazır yemeklerden, yıkanmış ve ambalajlanmış sebzelerden, hazır soslardan, atıştırmalıklardan, poşet çorba, kek ve tatlı karışımlarından uzak mı duruyorsunuz?
    – Satın aldığınız tüm gıdaları hiç israf etmeden tüketebiliyor musunuz?
    – Seçim yaparken satış fiyatının yanı sıra küçük rakamlarla yazılmış birim başına fiyat bilgisini okuyor musunuz?

    Bu soruların her birine EVET dediyseniz, bu sayfayı kapatabilirsiniz: zira konu hakkında size öğretebileceğim başka hiçbir şey yok!

    Eğer Hayırlar birden fazlaysa, belki en nihayet bilinçli ve ekonomik market alışverişi nasıl yapılır öğrenmek istersiniz.
    Ama daha ileri gitmeden önce, tasarruf konusunu tanımlayalım!
    CHE Food Revolution tarafından öngörülen ucuzluk kavramı çeşitli faktörlere dayanmaktadır: satın alma fiyatı bunlardan sadece biridir.
    Bir ürünü satın almak için nesnel olarak çok az harcama yapmışsak, bu ucuzluğun sürdürülebilirliği düşük, kötü üretim ve işleme uygulamaları sayesinde elde edilmiş olması muhtemeldir; yani sağlığa ve çevreye zararlı olabilecek sonuçlar yaratması söz konusudur. Bu nedenle, geniş bir açıdan bakıldığında, söz konusu gıda maddesi ucuzdur diyemeyiz: olsa olsa sadece ilk taksiti düşüktür… er ya da geç, birey ya da toplum olarak, dar görüşlü ucuzluk arayışımız sebebiyle yol açılan zararları gidermek için çok daha büyük masraflarla yüzleşmek zorunda kalacağımız bir gerçektir.
    Bu yüzden tüm tavsiyem sadece en düşük birim fiyatı elde etmeye değil, sağlığa (kast edilen hem insan hem de gezegenin sağlığıdır) ve üretim aşamasında çalışanlara ilişkin sosyal etiği olumsuz etkilemeyen en ucuz ürünü satın almaya çalışmanız.
    Ayda 5 bin lirayla, kira veya ev kredisi ödeyerek büyük bir şehirde onurlu bir yaşam sürdürmeye çalışan bir aile, elbette, kendi evinde yaşayan ve ayda 10 bin lira kazanan bekar bir kişi gibi sağlıklı beslenebilme hakkına sahip olmalıdır. Nasıl mı? Bilinçlilik ve organizasyon ile.
    Şahsen ben ve eşim, 13 yıl önce yaptığımız seçimler akabinde hayat tarzımızı tamamen değiştirmiş olduğumuzdan, kesinlikle ikinci kategoriye ait olmadığımı belirtmek isterim; işte bu yüzden tavsiyelerimin gerçek ve gerçekleştirilebilir deneyimlerden geldiğinin altını çizmek isterim.

     

    Gıda alışverişinizi profesyonel bir şekilde nasıl planlarsınız?

    Öncelikle oyunun kurallarını, oyunu icat edenlerden öğrenelim!
    Büyük ölçekli perakendecilerin pek çok faaliyeti etikten son derece uzak olabilir, ancak onların tasarruf yapma yöntemlerinin mükemmel olduğunu kabul etmeliyiz: bu yüzden aşağıda listelenen kriterlerden ilham alalım.

    1 – Alınacak ürünlerin özelliklerini tanımlayın ve tedarik bütçesini müzakere edin: basit bir dille söylersek biralışveriş listesi” hazırlayalım ve bu harcamayı karşılayacak bir bütçe tanımlayalım.
    Alışveriş listesi alışkanlığı edinmezseniz, ekonomik market alışverişi nasıl yapılır asla öğrenemezsiniz. Listeyi, tüm aile üyelerinin kolayca erişebileceği, böylece eksik ve/veya tükenmekte olan ürünleri ekleyebileceğiniz bir yerde bulundurun. Alışveriş yaparken, koşulsuz olarak listeye bağlı kalın (tabii ki unuttuğunuz şeylerden değil de, dikkatinizi çekmek için raflarda sergilenen, gereksiz ama “çok başarılı pazarlama” ürünlerinden bahsediyorum).
    Bütçe belirleme aşaması özellikle elektronik ödeme yöntemleri kullanıyorsanız önemlidir: Eliniz paraya değmiyorsa, fazla harcama yapmak daha kolaydır! Ben daha sepetimi doldururken, sonunda kötü sürprizlerle karşılaşmamak için, ne ödeyeceğimi akıldan hesaplamaya çalışırım.

    2 – Tedarikçilerin araştırılması ve seçimi: Biz bilinçli tüketiciler için tedarikçi olarak tanımlanabilecek gruplar semt pazarları; köylü pazarı; organik pazarlar; doğrudan satış yapan üreticiler; tarım kooperatifleri, süpermarketler ve indirim mağazalarıdır; bunların seçimi tüm zamanların en uluslararası kriteri olan kalite/fiyat ilişkisine dayanıyor olmalıdır.

    3 – Satın alımda fiyat müzakereleri (pazarlık) yapmak: biz fani tüketiciler artık pazarda bile pazarlık yapamıyoruz, ancak bazı mallar için kendi satın alma gruplarımızı kurabilir veya mevcut olanlara katılabiliriz. Üstelik İtalya’daki adıyla dayanışma satın alma grupları (GAS) bu konuda elde edilebilecek en sağlıklı ve en etik ürün için en uygun fiyat garantisi sağlamada birebirdir. Bu amaçla bir grup kurun, doğrudan tedarikçiyle iletişime geçin, 1 kiloluk tek paket yerine diğer satın alanlar arasında bölünebilecek 25-50 kg’lık ambalajlar için somut bir indirim talep edin. Genelde %100 başarılı olursunuz.

    4 – Satın alımları operasyonel bir bakış açısıyla planlayın: daha basit bir deyişle, stoklarınızı kontrol edin.
    Günlük ihtiyaçlara göre erzak dolabı, buzdolabı ve derin dondurucunun periyodik kontrolü yapılmalı; bu kapsamda yiyecekleri kolayca görebilmek için düzenli olmanız şart; böylece bütçeyi gereksiz yere şişirecek tekrar alımların ve sizi masrafa sokacak unutkanlıkların önüne geçebilirsiniz. Mükemmel bir deponun altın kuralı, “First in, first out – İlk giren, ilk çıkaröğütüdür.

    5 – Tedarikçilerle olan ilişkileri izleyin: “Güvenmek iyidir ama güvenmemek daha iyidir” şeklinde basitleştirebiliriz.
    Görevimiz satın almakla bitmiyor, aksine piyasadaki benzerleri arasından seçilen ürünün derinlemesine değerlendirilmesini gerektiriyor. Niteliksel ve niceliksel bir analiz, aynı tedarikçi ile ilişkinin devam ettirilip ettirilmemesini belirlemede ilk şarttır: örneğin, köylü pazarından alınan mercimekler kurtlarla doluysa; ya da satın alma grubunuz aracılığıyla size gönderilen haftalık meyve sebze kolisinde pek çok çürümüş ürün varsa veya 3 kilo diye satın aldığınız ürün 2,5 kilo geliyorsa; veya alışveriş poşetlerimizde son kullanma tarihi geçmiş veya görsel olarak iyi durumda olmayan ürünler tespit ettiğimizde; son olarak, aynı kalitedeki bir ürünü başka bir yerde daha iyi bir fiyata bulursak kafamızda bir alarm lambası yanmalıdır.
    Sonuç olarak, bu örneklerden herhangi birini bulursanız, sıkıntıyı tedarikçiye iletin; eğer duruma çare bulamazlarsa siz de başka bir kapı çalarsınız. Fişlerinizi de mutlaka kontrol etmelisiniz; ben sıklıkla hata tespit ediyorum ve nedense hiçbiri de benim lehime olmuyor!

     

    Az önce açıklanan kilit noktalara ek olarak, elbette ekonomik market alışverişi yapabilmek için başka stratejiler de var:

    Seyrek ama kapsamlı: Ben haftada 2-3 kez market alışverişi yaparım.
    Alışverişe araba yerine bisikletle gittiğim için fazla ağırlık getiremediğimden, alışveriş sayım fazladır. Ama benim promosyon taktikleri karşısında azimli bir kararlılığım ve ekonomik market alışverişi konusunda neredeyse 15 yıllık tecrübem olduğunu unutmayın. Bu yüzden tasarruf dünyasına yeni başlıyorsanız, kontrolü kaybetmemek ve “gereksiz satın alma” riskine girmemek için alışveriş yapılan yerlere mümkün olduğunca seyrek gitmenizi tavsiye ederim.

    Alışverişe karnı tok ve zinde bir şekilde gidin: Mideniz açlıktan gurulduyorsa, gerekenden çok daha fazlasını satın alma eğiliminde olacağınız matematiksel olduğu kadar fizyolojik ve hormonal bir gerçektir: kimse aç karnına mantıklı düşünemez; üstelik tasarruf ciddi bir konudur, çok sayıda bilgiyi analiz etmemiz gerektiğini unutmayın.

    Yiyecek israfını azaltın, hatta yapabilirseniz yok edin: Ekonomik market alışverişi nasıl yapılır en iyi şekilde öğrenmişsek bile, eğer satın aldıklarımızı son damlasına kadar kullanamıyorsak, pek bir kazanç elde etmiş olamayız: en büyük gıda israfı tam da bu son aşamada meydana geliyor, en çok atılan da genellikle en az para ödenen gıdalar oluyor. Dolayısıyla market alışverişinde tasarruf etmek için az ödemek yeterli değildir, eğer aldığımız şeyin yarısını veya hepsini çöpe atıyorsak!

    Haydan gelen huya gider” fenomeninden kaçınmak için, ne pahasına olursa olsun israfla mücadele etmeliyiz.

    Bazı küçük davranışların nasıl önemli farkındalık ve çevrecilik eylemlerine dönüştüğünü anlamak ve gıda israfına son verebilmek için tüm faydalı tüyoları buradan öğrenebilirsiniz.

    Aynı şekilde bilinçli ve ekonomik market alışverişi için aşağıdaki tavsiyelere mutlaka uyulmalıdır:

    Atıştırmalıklardan uzak durun (sağlıklı etiketi ile satılanlar dahil), gramajları nedeniyle birim fiyatı düşük olan bu ürünler sağlığınızı da çevreyi de tehdit ediyor. Aşırıya kaçmadan, evde daha sağlıklılarını siz yapabilirsiniz.
    Poşet çay yerine dökme çay alın.
    Fındık, ceviz, badem gibi yemişleri kabuklu alın ve kendiniz kırın; hem gereksiz ambalaj malzemesi tüketimini hem de fahiş fiyatların önüne geçmiş olursunuz.
    Meyve suyu ve gazlı, şekerli içecekler özellikle küçükler için tehlikeli bir alışkanlık yarattıkları için alışveriş listesinden çıkarılmalı: hem cüzdanınız hem göbeğiniz size teşekkür edecek!

    Neyi nereden, ne zaman almalı?


    Meyve ve sebzeler

    Organik süpermarketlerden meyve ve sebze almak, bütçesine dikkat etmek zorunda olanlar için pek tavsiye edilen bir seçenek değil; öte yandan geleneksel süpermarketler de oldukça pahalı olmanın ötesinde genellikle uzaktan gelen (hatta bazen yurt dışından gelen) meyve ve sebzeleri satarlar. Ayrıca, gıdaların raflarda daha uzun süre dayanabilmesi için kimyasal maddelerle işlem gördüğünü de unutmamak gerekir (1, 2). Kullanılan toplam pestisitlerin yaklaşık üçte biri bu aşamada (hasat sonrası) kullanılmaktadır.
    Bu nedenle meyve ve sebze için en iyi ve en ucuz adresler, semt pazarları, köylü pazarı, organik pazarlar, üreticiden doğrudan satış yapılan yerler ve tabii ki satın alma grupları olmaktadır.
    Mevsimindeyken satın almak market alışverişinde tasarruf etmenin en önemli adımdır ve bu sadece paradan değil, aynı zamanda meyve ve sebzelerin daha az pestisit gerektirmesi nedeniyle kimyasallardan da tasarruf edeceğiniz anlamına gelir (daha fazla bilgi için buraya tıklayın); üstelik vitamin, mineral ve antioksidan seviyeleri, serada üretilenlere nazaran çok daha yüksektir (hangi ürünlerin şimdi mevsiminde olduğunu öğrenmek için buraya bakın).
    Her halükarda bütçeniz başka türlü izin vermiyorsa, ithal veya konvansiyonel tarımdan gelen taze sebze yerine dondurulmuş ama organik ürünler sağlık açısından daha iyi bir çözüm olabilir.
    Son olarak, bütçeniz tamamen organik beslenmenize engel ise, en azından hayvansal kaynaklı ürünlerin organik olmasına öncelik verin: entansif çiftliklerde yetiştirilen hayvanlar, konvansiyonel tarımdan gelen muhtemelen genetiği modifiye edilmiş soya ve mısır bazlı yemler ile besleniyor olacaklarından, mevcut pestisit sorununa ek olarak, aşırı antibiyotik kullanımı ve hayvan refahı ile ilgili sorunları da beraberinde getirmektedir.
     

    Hayvansal ürünler

    Az miktarda yumurta, süt, yoğurt, et, balık vb. entansif çiftçilikten gelmiyorlarsa, hem insan hem de gezegenin sağlığı için büyük tehlikeler içermezler.
    Organik hayvansal ürünler genellikle aşırı pahalı, biliyorum; işte bu yüzden bu ürünleri (eğer onlara tamamen hayır diyemiyorsanız) az miktarda tüketmenizi öneririm: zira sağlıklı ve bilinçli bir alışverişte tasarruf yapmak istiyorsanız, size sunabileceğim başka hiçbir alternatif yol yok.

     

    İşte meseleyi daha iyi anlamak için önemli bir analiz

     

    Organik hayvansal gıdaları satın alırken tasarruf edebilmek için ilk soruşturmanız gereken adres satın alma gruplarıdır; bunun dışında başka bir yöntem çok tercih edilmeyen parçaları satın almak olabilir (örneğin bonfile veya pirzola yerine haşlamalık, yemeklik diye tabir edilen etleri veya organ etlerini tercih edebilirsiniz); veya (örneğin tavuk için) but, göğüs gibi özel parçalar yerine, bütün olarak satın almayı deneyin: fiyattan %30-40 tasarruf edersiniz. Büyük tasarruf sağlayan diğer bir yol ise son kullanma tarihi yakın olduğu için indirime giren ürünleri tercih etmekten geçer (eti aynı gün tüketmek istemiyorsanız, hemen dondurucuya koymalısınız; yoğurt ve peynir son kullanma tarihinin sonrasındaki birkaç günü rahatlıkla geçebilir; yumurtaları ise satın aldığınız gün veya pişirdikten sonra ertesi gün içinde tüketin; işlenmemiş taze balığı indirimde dahi olsa satın almaktan kaçının).
     

    Evde kendiniz yapın

    Organize olup, sık tükettiğiniz şeyleri evde kendiniz üretmeyi denemelisiniz: ekmek, yoğurt, reçel veya pestil, bitki sütleri, filiz besin, makarna, bitki bazlı burgerler sadece birkaç örnek.
    Onları en kaliteli malzemelerle hazırlamış olmanıza rağmen, sonunda süpermarkette hazır bulduğunuzdan her zaman daha ucuz bir ürün elde edebilirsiniz; evde üretime başlamak için ev hanımı ev erkeği olmanıza gerek yok ama tekrar ediyorum, sadece zamanınızı daha organize bir şekilde kullanmayı öğrenmelisiniz.
    Organizasyon, bizi serbest piyasanın dayattığı kölelikten özgür kılan şeydir.
     

    İndirim mağazaları iyi mi kötü mü?

    Eğer klasik süpermarketlere gidiyorsanız, organik gıdaları daha ucuza bulabileceğiniz indirim mağazalarına girmemeniz için hiçbir neden göremiyorum. Bunlar, organik tarım sertifikalarına sahip oldukları sürece ünlü markalar kadar geçerlidir: daha düşük bir fiyat, mutlaka daha az kaliteli olduğu anlamına gelmez; reklam, aydınlatma ve teşhir unsurlarının ekonomikliği nihai fiyatı önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Ayrıca, etiket okumayı bilenler için marka veya yüksek fiyat her zaman mutlak kalite ile eş anlamlı değildir.

    Bu okuduklarınız, bilinçli ve ekonomik market alışverişi konusunda nasıl tasarruf edileceğine dair sadece birkaç ipucu, bu yüzden sizi de kendi tüyolarınızı yorumlarda paylaşmaya davet ediyorum, çünkü biliyorsunuz: paylaşmak önemsemektir!

    Herkese iyi alışverişler ve iyi devrimler dilerim

     

    Kaynakça
    (1)
    Benbrook, C. (2011). The Organic Center’s “Dietary Risk Index,” tracking relative pesticide risks in foods and beverages. The Organic Center.
    2) Sanzani, S. M., Schena, L. and Ippolito, A. (2014). Effectiveness of phenolic compounds against citrus green mould. Molecules 19(8): 12500-12508

     

    İlginizi çekebilir:

    Summary
    Ekonomik market alışverişi: sağlığını düşünen bilinçli tüketicilere tüyolar
    Article Name
    Ekonomik market alışverişi: sağlığını düşünen bilinçli tüketicilere tüyolar
    Description
    Bilinçli ve düşük bütçeli bir beslenme için ekonomik market alışverişi nasıl yapılır bilmek esastır: detayları uzmanından öğrenelim
    Author
    Publisher Name
    CHE Food Revolution
    Publisher Logo