Bitki bazlı protein: farklılıklar, en iyi kaynaklar ve gereksinim karşılama

Bitki bazlı proteinler hakkında
Protein nedir
Bitki bazlı proteinlerden bahsetmeden önce, genel olarak proteinler ve amino asitler hakkında birkaç söz edelim.
Organizmamızın her hücresi proteinlerden oluşur: sadece kaslar, kemikler, deri, saç ve kan değil, aynı zamanda hormonlar ve enzimler gibi her canlının görünmeyen mucizevi kısmında protein, ana yapı taşıdır.
Tüm proteinler de kendi başlarına amino asitlerden oluşur. Adı üstünde bir amino grubu (-NH2) ve bir asit grubu (karboksil grubu -COOH) içerirler ve yapıştırıcı görevi gören peptit bağı sayesinde hep birlikte proteinleri oluştururlar.
Doğada bulunan amino asitler yüzlerce olmasına rağmen, diyetimizi ilgilendirenler sadece yirmi kadardır; bunlardan 9’una(1) temel aminoasit (esansiyel) denir: çünkü vücut onları sentezleyemez ve bu nedenle onları yiyeceklerle vücuda sokmak gerekir.
Hayvansal ve bitki bazlı proteinler arasındaki farklar
Protein içeren gıdalar hayvansal veya bitki bazlı olabilir. Kökenlerdeki bu farklılık, farklı biyoyararlanım seviyelerine yol açar.
Biyoyararlanım terimi, belirli bir gıdadan vücut tarafından elde edilebilen amino asit yüzdesini etkileyebilen üç temel nokta altında değerlendirilmesini ifade eder: sindirilebilirlik, kimyasal bütünlük ve absorpsiyona (emilime) müdahale eden maddelerin varlığı gibi.
hayvansal proteinler tüm temel amino asitleri içerir, bu nedenle tam (komple) olarak tanımlanır; yüksek bir biyoyararlanıma sahiptirler (>%95: vücut, istenen amino asitlere ulaşmak için karmaşık dönüşümler yapmak zorunda değildir) ve dolayısıyla yüksek bir biyolojik değere sahiptir; bu durum da onlara “asil” (veya “basit”) sıfatını kazandırmıştır.
bitki bazlı proteinler daha düşük biyolojik değere sahiptir, yani nispeten düşük biyoyararlanım (%50-90 arasında) sağlar: vücudumuz mevcut proteinlerin tümünü özümseyemez.
Bunun nedeni, anti-besin olarak tanımlanan sindirim enzimlerinin inhibitörlerinin ve sindirim antagonistlerinin varlığıdır (baklagil pişirme rehberinde bu maddelerden söz etmiştim).
Son olarak, bitki bazlı proteinlerin büyük kısmı esansiyel amino asitlerin tümünü bir arada içermemektedir (soya, amarant ve kinoa hariç olmak üzere).
Genel olarak, bitki bazlı proteinlerin lösin, metionin, lizin ve triptofan düzeylerinin daha düşük olduğunu söyleyebiliriz: özellikle tahıllar lizin açısından fakir iken baklagiller ise metionince fakirdir.
Şimdiye kadar söylenenler, sağlığa ilişkin ya da etik-çevresel nedenlerle et tüketimini azaltmayı ya da sıfıra indermeyi düşünenleri korkutabilir: hiç endişelenmeyin, korkmanızı gerektirecek bir şey yok!
Bitkiler dünyası, hayvansal proteinlerin aynı biyoyararlanımını sunmasa da, aradaki fark, birkaç gram fazladan protein ve çeşitliliği bol bir beslenme modeli ile kolayca kapatılabilir.
Yetişkinlerin günlük protein ihtiyacı ne kadardır?
Proteinler, hemoglobin, enzimler ve hormonlar gibi hayati maddelerin üretiminde kullanılır. Bu nedenle protein alımı vücut hücrelerinin büyümesi ve onarımı için gerekli olduğu kadar; sinir uyarılarının iletimi; vücudun bağışıklık tepkileri yoluyla savunması; ve kasların normal işleyişi için de gereklidir, çünkü protein, tıpkı vücuttaki diğer dokularda görüldüğü üzere, kas dokusunun da ana yapısal bileşenidir.
Vücudun doğru miktarda protein almasını sağlayarak, yaşamımızı sağlıklı bir şekilde sürdürmeye devam ediyoruz da denilebilir(2).
Uluslararası belirlenmiş verilere göre:
- 18 ila 60 yaş arasındaki sporcu olmayan bir yetişkin, günde kg cinsinden vücut ağırlığı başına yaklaşık 0.8g protein alıyor olmalıdır.
Yani 70 kilo olan bir kişinin protein gereksinimi günlük 56 gramdır. - hamile ve emziren kadınlar için 0,5 ila 21 gram ek protein değerlendirilmelidir;
- 60 yaşın üzerindeki kişiler için farklı bir katsayının kullanılması tavsiye edilir: buna göre alınması gereken protein miktarı 1,1g protein/vücut ağırlığı kg şeklinde belirlenir.
Veganların günlük protein gereksinimi ne kadardır?
Vegan bir yetişkinin günlük protein gereksinimi konusunda veganlar için önerilen uluslararası oranın kullanmasını salık veririm: 0,9 g protein/vücut ağırlığı.
Hala yumurta, süt ve türevlerini yiyen vejetaryenler için ise omnivorlar için belirlenmiş uluslararası oran yani vücut ağırlığı başına 0,83 g protein almasını uygun görürüm(2). Yani 70 kiloluk vegan arkadaşım günde yaklaşık 63 gram protein, aynı ağırlıktaki lakto-ovo (süt ve yumurta tüketen) vejetaryen arkadaşım ise 58 gram protein almayı hedeflemeli.
…Bu amaçla lezzetten hiç ödün vermeden aşağıdaki şekilde düzenlenmiş bir beslenme modeli örnek alınabilir:
kahvaltı için
- 100ml soya içeceği (3,3gr) veya 100ml yulaf içeceği (1,5gr) veya 100gr soya yoğurdu (3,5gr)
- 30gr pekmezli tahin (4gr) veya 30gr badem kreması (10gr)
öğle yemeği için
- sote Brüksel lahanası (5gr) veya semizotu salatası (5gr)
- mevsim sebzeli arpa salatası (yaklaşık 16gr) veya brokoli ve bezelye püreli makarna (yaklaşık 25gr) veya bunun gibi kolayca veganlaştırılabilir bir risotto (5g)
akşam yemeği için
- 1 cömert porsiyon mercimek çorbası (10gr) veya körili sebze çorbası (6gr )
- 1 tabak vegan kokorec (16gr) veya mercimek burger (22gr) olarak
- 100gr guacamole ile söğüş bir domates (4gr) veya zeytinyağlı pırasa (4gr)
ekmek
- tüm öğünlere pay edilecek 60 gr ekşi mayalı ekmek (7gr)
İşte bitki bazlı proteinler ile protein gereksinimi karşılamak bu kadar kolay, üstelik meyve ve/veya atıştırmalıkları hesaba bile katmadık!
Özellikle Batı ülkelerinde yaşayan ve az önce sözünü ettiğim gibi çeşitli ve dengeli bir diyet uygulayanlar için, bitki bazlı proteinlerin emilimi hayvan proteinlerinden çok farklı değildir: Gördüğümüz gibi günde 60 gram protein tüketmek, izole edilmiş bitki bazlı protein tozlarının yardımı olmadan bile mümkün.
Dünyanın daha az şanslı bölgelerinde yaşayan ve dolayısıyla aynı tipte ve sınırlı miktarda gıdalara (örneğin mısır, sorgum, pirinç vb.) dayalı diyetler uygulayanlar için durum farklı.
Bu durumda bitki bazlı proteinlerin düşük kalitesini, gıda miktarını artırarak telafi etmek yanlış olmaz: Vücut ağırlığı başına 1 gram protein alınması yeterli olacaktır.
Bitki bazlı proteinler eksik olarak tanımlanmış olsa da, bu, esansiyel amino asitlerin hiç var olmadığı anlamına gelmez: her proteinde az miktarda da olsa tüm amino asitler bulunmaktadır.
Ve burada başka bir efsaneyi ortadan kaldırmak istiyorum: tüm temel amino asitleri aynı öğünde almak zorunlu değildir; önemli olan hepsini aynı gün içerisinde alabilmektir(3).
Gereksinimi aşan miktarlarda protein alımının yarattığı riskler
Yukarıda özetlenen örnek göz önüne alındığında, özellikle batılı ülkelerdeki hayvansal protein bazlı beslenmelerde, günlük tavsiye edilen protein gereksinimlerini büyük sıklıkla aştığımız sonucuna ulaşmak çok açık. Bu aşırılığımız sadece bizim sağlığımızı etkilemiyor, aynı anda ilgili hayvanlara ve çevremize de zarar veriyoruz.
Özellikle hayvansal proteinler söz konusu olduğunda, bolluk hiçbir zaman sağlıkla eş anlamlı değildir: vücudun bu aşırı hayvansal proteinleri sindirmesi ile başa çıkmak zorunda kalacağı “üretim atıkları” böbrekler, pankreas, karaciğer, mide ve bağırsaklar için daha fazla yük yaratır.
Sindirim organlarına verilen hasar, sadece yıpranma ile sınırlı değildir: IARC – Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı – kırmızı eti, olası bir kanserojen olarak tanımlamıştır (Grup 2A); ve işlenmiş kırmızı etleri (sosis, salam gibi) sigara ve asbest ile birlikte aynı kanserojen kategorisine (Grup 1) koymaktadır (tabii ki aynı tehlike seviyesinde olmasa da) [4].
Hayati organlarımızdan sürekli ekstra çaba göstermelerini istememek için, hayvansal kaynaklı proteinlerin sınırlı alımına dayalı, bitki bazlı proteinlere öncelik veren dengeli bir diyete doğru hareket etmeliyiz.
Chetarian diyetinde belirtildiği gibi, eti tamamen yok etmeden, ancak miktarını önemli ölçüde azaltarak gerçekten sağlıklı ve dengeli bir diyet yapmak mümkündür.
ET TÜKETİMİNİ AZALTMANIN NEDEN SAĞLIKLI VE ÇEVRECİ BİR SEÇİM OLDUĞUNU ÖĞRENMEK İÇİN
En önemli bitki bazlı protein kaynakları
Sadece birkaç gıda hiç protein içermez; elma ve kereviz ihmal edilebilir seviyelerde protein içeren nadir bitkiler arasında yer alırlar. Diğerleri göreceli olarak az da olsa, kabul edilir miktarda protein içerirler.
Bu bağlamda genel olarak, bitki bazlı proteinlerin muazzam avantajının, potansiyel olarak sınırsız miktarda tüketilebilir olmasında yattığı söylenmelidir (yağlı tohumlar ve kabuklu yemişler gibi bazı çeşitler hariç).
Örneğin brokoli, 100 gramında sadece 3 gram protein içerir, ancak 250 g brokoliyi biraz çam fıstığı ve güneşte kurutulmuş domatesle birlikte yemek hem çok kolay, hem de çok keyiflidir: bu karışımı bir garnitür, atıştırmalık veya makarnanız için sos olarak düşünebilir, ve eğer isterseniz, bunu her gün, herhangi bir suçluluk duymadan, üstelik kendi sağlığınıza yahut diğer canlılara zarar vermeden yiyebilirsiniz.
Bitki bazlı protein türleri
Bitkisel kökenli proteinleri kabaca aşağıda görüldüğü şekilde gruplandırabiliriz:
- yağlı tohumlar (chia, kenevir, kabak, susam, ayçiçeği, keten vb.);
- kuru meyveler (çam fıstığı, ceviz, badem, fındık, antep fıstığı vb);
- baklagiller (soya fasulyesi, fasulye, bezelye, mercimek, bakla, acı bakla vb);
- tahıllar (buğday, kavuzlu buğday, arpa, çavdar, yulaf vb.);
- yalancı-tahıllar (kinoa, karabuğday, amaranth vb);
- meyveler (avokado, şeftali, fındık, kivi, muz vb);
- sebzeler (brokoli, kuşkonmaz, ıspanak, kabak, Brüksel lahanası vb.);
- soya ve buğday türevleri (tempeh, miso, tofu ve seitan);
- yosunlar yani algler (spirulina, wakame vb. gibi) “hayvansal özellikte” olmalarına rağmen bitkiler arasında yer vermek istiyorum;
- mikoproteinler (Quorn gibi mantardan üretilen bir protein, ülkemizde bulunmadığı için listede yer verilmedi).
Vejetaryen ve vegan diyetlerinde kullanılan en zengin 25 bitki bazlı protein gıdası
FAO ve WHO çalışmalarından elde edilen verilere dayalı tablo(5)
Alimento | 100 g.daki protein mikt.(g) |
Soya, protein izolatı | 86,5 |
Seitan | 75 |
Spirulina | 57 |
Çam fıstığı | 31,9 |
Yer fıstığı, kavrulmuş | 29 |
Buğday ruşeymi | 28 |
Kuru bakla | 25,2 |
Kuru fasulye | 23,5 |
Mercimek | 22,7 |
Kuru nohut | 21 |
Tempeh | 19 |
Susam | 18 |
Acı bakla, salamura | 16,4 |
Kinoa | 15,4 |
Kılçıksız buğday, farro, spelt | 14,6 |
Ceviz, kuru | 14,3 |
Tam buğday makarnası | 13,3 |
Karabuğday | 12,4 |
Tam buğday ekmeği | 12 |
Tofu | 8 |
Soya filizi | 6,2 |
Lahana/brokoli, pişmiş | 6 |
Çiğ Avokado, kabak | 4,4 |
Çiğ Ispanak, karnabahar | 3,3 |
Soya sütü | 3,3 |
Protein eksikliği endişesi taşımadan, artık alışveriş sepetinizi en iyi şekilde doldurmak için ihtiyacınız olan tüm bilgilere sahipsiniz.
Herkese bol bitki bazlı proteinli öğünler ve iyi devrimler
Kaynakça
1) Review – Maximizing the intersection of human health and the health of the environment with regard to the amount and type of protein produced and consumed in the United States. Gardner CD, Hartle JC, Garrett RD, Offringa LC, Wasserman AS Nutr Rev. 2019 Apr 1; 77(4):197-215.
2)Joint WHO/FAO/UNU Expert Consultation. Protein and amino acid requirements in human nutrition. World Health Organ Tech Rep Ser 2007; 935
3) Young V.R., Pellett P.L. Plant proteins in relation to human protein and amino acid nutrition. Am. J. Clin. Nutr. 1994;59:1203S–1212S. doi: 10.1093/ajcn/59.5.1203S.
4) International Agency for Research on Cancer. Volume 114: Consumption of red meat and processed meat. IARC Working Group. Lyon; 6–13 September, 2015. IARC Monogr Eval Carcinog Risks Hum (in press).
5) Food and Agriculture Organization/World Health Organization United Nations University. Energy and protein requirements. Report of joint FAO/WHO/UNU expert consultation. Geneva: World Health Organization. 1985.
İlginizi çekebilir:
Tofu nasıl pişirilir: tadını güzelleştirecek 6 püf noktası
Tofu, sürdürülebilir beslenmenln değerli bir öğesi; ancak faydalarından yararlanabilmek için tofu nasıl pişirilir iyi bilmek çok önemlidir
Bakliyat pişirme rehberi: püf noktaları ile en doğru yöntem
Kulağa basit geliyor ama öyle değil! İşte "yan etkisiz" ve sağlıklı baklagiller için en iyi bakliyat pişirme rehberi burada
Summary

Article Name
Bitki bazlı protein: farklılıklar, en iyi kaynaklar ve gereksinim karşılama
Description"Proteinlerini nereden alıyorsun?" Et yemeyen birine en çok sorulan sorudur. Şüphe duymadan cevap verebilmek için bu kılavuzu okuyun
Author
Başak Bartu
Publisher Name
CHE Food Revolution
Publisher Logo




